<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ChatAlem.net &#187; Dini Bilgiler</title>
	<atom:link href="http://www.chatalem.net/category/dini-bilgiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatalem.net</link>
	<description>Türkiyenin En Büyük Chat Portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jul 2010 18:15:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İlahi Dinlerde Tesettür</title>
		<link>http://www.chatalem.net/ilahi-dinlerde-tesettur.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/ilahi-dinlerde-tesettur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 16:10:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[başurtu]]></category>
		<category><![CDATA[dinizmizde urtunme]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlerde Tesettür nedir]]></category>
		<category><![CDATA[İlahi Dinlerde Tesettür]]></category>
		<category><![CDATA[islam dinimiz]]></category>
		<category><![CDATA[islamda tesettur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1718</guid>
		<description><![CDATA[Tesettür, kadın ve erkeğin namazda ve namaz dışında avret mahallini örtmesi demektir.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
“Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de giyinip süsleneceğniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise, o hepsinden daha hayırlıdır. Bu Allah’ın ayetlerindendir. Ta ki iyice düşünsünler.”
(Araf Suresi 26)
“Şeytan Adem ile Havvanın avret yerlerini açmak için onlara vesvese verdi ve dedi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tesettür, kadın ve erkeğin namazda ve namaz dışında avret mahallini örtmesi demektir.</p>
<p>Cenab-ı Hak buyuruyor:<br />
“Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de giyinip süsleneceğniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise, o hepsinden daha hayırlıdır. Bu Allah’ın ayetlerindendir. Ta ki iyice düşünsünler.”<br />
(Araf Suresi 26)</p>
<p>“Şeytan Adem ile Havvanın avret yerlerini açmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: Rabbinizin size bu ağaca yaklaşmanızı yasaklamış olması yalnızca sizin iki melek olmanız ve ebedi yaşayanlardan bulunmamanız içindir ve “Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim “diye yemin etti. Böylece onları aldattı, ağaca tattıkları anda ise avret yerleri kendilerine beliriverdi ve üstlerine cennet yapraklarından yamalar örtmeye başladılar. Rableri seslendi: “Bensizi bu ağaçtan menetmemişmiydim? Ve şeytanın da size düşmanınız olduğunu söylememişmiydim?” Dediler ki “Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve bize merhamet etmezsen gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.”<br />
(Araf Suresi20-23)<span id="more-1718"></span></p>
<p>“Ey Adem Oğulları! şeytan ana ve babanızı, avret yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa, sakın size de bir fitne (tuzak) kurmasın. Çünkü o da, kabilesinden olanlar da sizi, sizin kendilerini görmeyeceğiniz yerlerden muhakkak görürler. Biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları yaptık”<br />
(Araf suresi 27)</p>
<p>Allah, Hz.Adem ve Hz.Havva’nın çıplaklığını örtmüştü, yasağın ihlalinden sonra ise örtüyü kaldırmış, çıplaklıklarının utancını gidermede onları kendi çabalarıyla bırakmıştı. Kur’an’a göre Hz.adem ile Hz.Havva, örtünme güdüleri ve bu yüzden örtünme çabalarıyla birlikte yeryüzüne indirilmişlerdi.<br />
İnsanlar yeryüzündeki görevlerini unutarak dinlerinden saptıkça, kadının örtünme olgusuda saptırılmıştır.<br />
Yahudiler, tesettürü kadına zulmetme ve buyurma aracı olarak gördüler. Talmut’a göre, başına örtü örtmeden sokaklarda dolaşan bir kadını kocası mehir ödemeden boşama hakkına sahiptir. Talmut müfessirleri kadının kaburga kemiğinden yaratıldığı kabulünü olduğu gibi, onun örtülü oluşunu da mütevazi, alçakbaşlı ve haddini bilir olması gerekliliğiyle açıklıyorlardı. Böylece kadının örtünmüşlüğü bu inanışla ezilmişliği ifade eden bir araç olmaktan ileri geçmiyordu.<br />
Tahrif edilmiş İncil’de ise, “Kadınların örtünmelerini, erkeklerin kadınlar karşısındaki üstünlüğünü ifade etmesiyle açıklamıştır. “Pavlus’a göre, son derece alımlı bir şey olan kadının uzun saçı, ona örtülmesi için verilmiştir.” (İncil, Korintoslulara Mektuplar : 39)<br />
Bu konudaki görüşlerini Korintoslular’a yazdığı bir mektupta açıklayan Pavlus, Tarsus’lu ve yahudi kökenli bir havaridir. Pavlus’a göre her erkeğin başı Hz.İsa’yı, bir kadının başı ise kocasını temsil etmektedir. Bu yüzden, başına bir şey koyarak ibadet eden erkek ile başına bir şey koymadan ibadet eden kadın, başlarını kirletmektedir. “Çünkü böyle bir kadın, sdaçları kökünden kazınmıi bir kadının ta kendisidir. bir kadın başını örtmüyorsa, saçını kestirsin. Ama saçını kısa kestirmek veya kazıtmak, bir kadın için aynı şekilde utanç verici bir şeydir. Kadın başını da örtmelidir. Erkek tanrının kopyesi ve onun yansımış ışığı olduğu için, başını örtmez. Ama kadın örtünmeli, çünkü o erkeğin yansımış ışığıdır. Başlangıçta erkek kadından yaratılmadı, tersine kadın erkekten yaratıldı. Kadın, erkek için yaratıldı. Ama, erkek kadın için yaratılmadı. Kadın bu sebepten de başının üzerine bir şeyler örtmelidir. Meleklerden ötürü, onlara karşı koruyucu bir güç olarak ve şimdi siz kendinizi yargılayın, kadının örtünmeden tanrıya ibadeti yakışır mı? (İncil, Korintoslulara Mektuplar : 393)<br />
Başörtüsü Yahudiler için, putperest kadınlarda olmayan bir ar ve namus simgesi idi. ayrıca, ibadet ederlerken de başlarının örtülü olmasına dikkat ediyorlardı. Hatta sabah duasını tallit denilen, ipek ya da yünden yapılmış kenarları püsküllü dörtgen biçiminde özel bir kumaş örtüyü örtme geleneği Yahudiler de devam etmektedir.<br />
Baş örtüsü Hristiyan kadınlar arasında yaygındı. Başörtüsünün dindar Hristiyanlar için taşıdığı anlam, Hristiyan bilgini, Tetulinin kadınlarrın başlarını örtmeye çağrısında tanımını bulmaktadır. “Bakire yalvarırım başını bir örtüyle ört! İffetli edep silahına sarıl, etrafını hicab duvarıyla çevir, cinsiyetine ne kendi bakışlarının, ne de glip geçen bakışlarının sızmayacağı bir duvar ör, kadınlara ait bu giysiyi bakireliğini korumak için taşı.<br />
Hristiyan toplumlarda başörtüsü, asırlar boyu kadının evli olduğunu gösteren işaretti. Evli olan bir kadının başı şöyle örtülürdü: saçını içine toplamış olduğu ağın üzerine, yüzünü de kapatan bir baş örtüsü örter, bu baş örtüsü kalçaya kadar iner, bazen önden açık bırakılır veya çene altında bir iğne ile tutturulurdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/ilahi-dinlerde-tesettur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Saadeti</title>
		<link>http://www.chatalem.net/aile-saadeti.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/aile-saadeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 16:07:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Saadeti]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dinimiz]]></category>
		<category><![CDATA[islam dimi]]></category>
		<category><![CDATA[islamda Aile Saadeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1716</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik,
kâinata yayılan ilâhî sevgiyi beraber tatmak demektir.
*
Sevgi,
yüce Allah’ın erkekle kadın arasına koyduğu bir rahmettir.
*
Yuvada zahmetle rahmet iç içedir. Bu zahmeti Allah için çekenler, içindeki rahmeti bulurlar.
*
Yuvada niyet ebediyen beraberliktir.
*
Evlenen iki kişi birbirinin nasibidir.
*
“Evinizde yapacağınız hizmetleriniz size Allah yolundaki mücahidlerin sevabını kazandırır.” Hadis-i Şerif
*
Müslüman kadın evindeki çocuklarına vereceği edep ve ilmin bir çeşit sadaka olduğunu bilmelidir.
*
Güzellik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilik,<br />
kâinata yayılan ilâhî sevgiyi beraber tatmak demektir.<br />
*<br />
Sevgi,<br />
yüce Allah’ın erkekle kadın arasına koyduğu bir rahmettir.<br />
*<br />
Yuvada zahmetle rahmet iç içedir. Bu zahmeti Allah için çekenler, içindeki rahmeti bulurlar.<br />
*<br />
Yuvada niyet ebediyen beraberliktir.<br />
*<br />
Evlenen iki kişi birbirinin nasibidir.<br />
*<br />
“Evinizde yapacağınız hizmetleriniz size Allah yolundaki mücahidlerin sevabını kazandırır.” Hadis-i Şerif<br />
*<br />
Müslüman kadın evindeki çocuklarına vereceği edep ve ilmin bir çeşit sadaka olduğunu bilmelidir.<span id="more-1716"></span><br />
*<br />
Güzellik gönülde ve edepte olursa devamlı olur.</p>
<p>herkes için<br />
“aile saadeti”<br />
Semerkand AİLE Dergis’ndeki başyazılarıyla pek çok evli çiftin derdine derman olan değerli büyüğümüz S. Muhammed Saki Erol’un aileye yönelik beklenen kitabı çıktı.<br />
Daha önce yayınlanan “Arifler Yolunun Edepleri” ve “Hayat Dengemiz” kitaplarıyla manevi hayatımıza önemli yapı taşları kazandıran S. Muhammed Saki Erol’un son eseri “AİLE SAADETİ” ile ilgili açıklaması:</p>
<p>“Bu kitap ciddi bir ihtiyaçtan ortaya çıktı. Bu alandaki ihtiyaca gönlümüzün nuru, saadetli büyüğümüz dikkat çekti. Aile içinde ciddi sorunlar olduğunu ve yanlışlıklar yapıldığını, bu konuda çok şikayet geldiğini belirterek bu yanlışlıklara engel olacak, doğruyu gösterecek çalışmalar yapılmasını istedi.<br />
Biz de dua desteğiyle bu çalışmayı ortaya koyduk. Bize göre, ailenin tarifi ve hedefi konusunda dünya çapında yanlışlıklar var. Öncelikle Müslümanların bu yanlışlığı düzeltmesi gerekir. Yuva, birkaç günlük dünyada eğlenmek değil, ebedi bir cennete gitmek için kurulan bir beraberliktir. Ancak bu beraberliğin kendi içinde sıkıntı ve imtihanları da vardır. Şükür ki dinimizde her türlü sıkıntının ve problemin kesin bir çözümü mevcut. İşte biz bu çalışma ile hem evlilerin hem de evleneceklerin aile içindeki muhtemel sorunlarını çözmelerine ve güzel geçim içinde hayatlarını sürdürmelerine yardımcı olmayı düşündük…</p>
<p>Biz, ‘mutlu aile’ derken bütün cemiyeti düşünüyoruz ve hepsinin mutluluğunu hedef alıyoruz. Kitabımız belirli bir kesime değil, inşallah yeryüzünde aile kurmuş ve kuracak bütün insanlara faydalı olacak niteliktedir. Çünkü bu kitap bütün alemlere rahmet olan Hz. Muhammed(s.a.v) Efendimiz’in saadetli hayatı örnek alınarak hazırlanmıştır.</p>
<p>Bu kitabı okuyan herkes inşallah memnun kalacaktır. Yaşantısında yanlışlıklar bulunan kardeşlerim bunları terk etmeyi düşünecek, hali iyi olanlar da daha iyi olmaya heves edecektir. Asıl fayda Yüce Allah’tandır. Bize bu hizmeti nasip ettiği için O’na sonsuz hamd olsun. Ayrıca kitaba çeşitli safhalarda hizmetleri geçen arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.”<br />
****************************************<br />
Kendi hanımına sert davranıp yabancılara efendilik yapmak nezaket ve mürüvvete sığmaz.<br />
*<br />
Koca,<br />
hanımının kendisine değil, yüce Allah’a karşı isyan içinde olmasına üzülmelidir.<br />
*<br />
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en güzel davrananınızdır…”<br />
Hadis-i Şerif<br />
*<br />
Erkek hanımına güvenmelidir</p>
<p>************* ******** ****************<br />
Sevginin kıblesi yüce Allah’tır.<br />
*<br />
İman ve edeple yüce Allah’a bağlanmayan kalplere hakiki ve daimi huzur haram kılınmıştır.<br />
*<br />
Dünya ile cennetin farkı bilinsin diye kula burada her istediği verilmez.<br />
*<br />
Dünya insan için, insan ise kulluk için yaratılmıştır.<br />
*<br />
Edep, herkes için, en kalıcı sermaye, en süslü elbise ve en emniyetli makamdır.<br />
*<br />
Dinimizin uymamızı istediği bütün hükümler herkes için rahmet sebebidir.<br />
*<br />
İman ve edeple yüce Allah’a bağlanmayan kalplere hakiki ve daimi huzur haram kılınmıştır.<br />
*<br />
Dünya ile cennetin farkı bilinsin diye kula burada her istediği verilmez.</p>
<p>Dünya insan için, insan ise kulluk için yaratılmıştır.</p>
<p>AİLE SAADETİ kitabının ÖNSÖZü<br />
Ve İlk yazısı ”YUVA “EMANETİ” nden birkaç satır<br />
Alemlerin Rabbi yüce Allah’a sonsuz hamdolsun. Bütün alemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Kibriya Muhammed Mustafa Efendimiz’e ,en güzeli ile salat ve selam olsun.<br />
Kıymetli okuyucularımız,<br />
AİLE SAADETİ kitabı, aile hayatımızı ilgilendiren İslami hüküm,hukuk,edep ve ahlak esaslarını işlemektedir.<br />
Günümüzde aile konusunda pek çok sıkıntı yaşanmaktadır.Aile içinde geçimsizlikler,boşanmalar,yanlış davranış ve uygulamalar haddinden fazladır.Bu konuda kardeşlerimizden bize pek çok şikayet geldi ve yardım istendi.Biz de elinizdeki eseri hazırlayarak bu alandaki ihtiyacı bir derece gidermeye çalıştık.<br />
Eserde aile içindeki sorunların çözüm yolları,güzel geçimin ve huzurun nasıl temin edileceği özetle anlatılmıştır. Önce,ailenin asıl hedefi belirlenmiş,sonra bizleri bu hedefe ulaştıracak ilahi hüküm ve edepler işlenmiştir.Ailede kocanın ve kadının yeri,bunların birbirlerine karşı hak ve vazifeleri,anne baba hukuku,çocuklara karşı görevlerimiz,ailenin huzuruna yardımcı olacak zikir,dua,sabır,rıza,kanaat,sadaka ve hizmet gibi güzel ahlaklar ele alınmıştır.Her konuda İslam tarihinden yaşanmış örnekler verilerek,konunun daha rahat anlaşılması sağlanmıştır.Gaye,kıssadan hisse alıp güzel ahlakta bizden önceki Salihlere uymaktır.<br />
Dünyada herkes mutlu olmak için evlenir,yuva kurar,çocuk sahibi olmak ister.Çokları mal,para ve itibar peşinde koşar,böylece ömrünü tüketir.Sonu ölüm ve ayrılık olan bu dünyada acaba gerçek mutluluk nedir?Her gün elindeki ömür sermayesi eriyip giden bir insanın,sevdiklerinden ayrılma korkusunu kim dindirecek ve mecburen gideceği yeni alemde ona bitmeyen bir mutluluğu kim garanti edecek?<br />
Hiç şüphesiz ebedi mutluluk,bitmeyen bir sermaye ve ölmeyen bir sevgili ile mümkün olur.Bu sermaye ilahi aşk ve iman, o sevgili de hayatın ve ölümün sahibi yüce Allah’tır.Bu dünyada Allah için olmayan her işin sonu ayrılık ve ağlama ile biter.Sonuçta hayatın sahibine hesap vermek de vardır.Her akıllı bunu düşünmek zorundadır.<br />
Dinimiz İslam bizleri hem dünyada hem de ahirette mutlu yapmak için gönderilmiştir ve bunu garanti etmiştir.İslam,alemlerin sahibi yüce Allah’ın insanlığa en büyük ikramıdır.Onu doğru olarak öğrenip ihlasla yaşamaktan başka bir huzur ve kurtuluş yolu yoktur.<br />
İslam,insan hayatının her sahasında ona rahmet olacak ilim,amel,hüküm ve edepleri öğretmiştir.Bunlara hududullah denir.Hududullah,yüce Allah’ın kulunu cennete götürmek için çizdiği sınırlar demektir.Kim ölene kadar bu sınırlara yani helale ve harama dikkat ederek yaşarsa kesin cennete gider,ilahi rızaya ve cemale erer,ebediyen mutlu olur.<br />
İşte elinizdeki eser,yüce Allah’a iman ve itaatle mutlu olmuş erkek ve kadınların aile ahlakını konu etmektedir.Yüce Allah bu dostlarını Ahzab suresinin 35. ayetinde bize şöyle tanıtmıştır.<br />
“Allah’a teslim olmuş erkekler ve kadınlar.Şeksiz ve şüphesiz bir şekilde iman etmiş erkekler ve kadınlar.Sürekli itaat içinde bulunan erkekler ve kadınlar.Özü ve sözü dosdoğru erkekler ve kadınlar.Allah yolunda sabreden erkekler ve kadınlar.Allah’tan korkan ve hep huşu içinde bulunan erkekler ve kadınlar.Hayır yollarında bolca sadaka veren erkekle ve kadınlar.Haramlardan kaçarak hakkı ile oruç tutan erkekler ve kadınlar.Namuslarını haramdan koruyan erkekler ve kadınlar.Yüce Allah’ı çokça zikreden erkekler ve kadınlar var ya!..”<br />
Bu sıfattaki bahtiyarlara verilen ilahi müjde şudur:<br />
“Allah onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat (cennet ve cemalini ) hazırladı.”<br />
Hepimizin bu müjdeye ulaşması dileğiyle…<br />
S.Muhammed Saki Erol<br />
YUVA EMANETİ<br />
Yuva, Allah Teala’nın insanlığa en büyük emanetlerinden biridir .Din ve dünya hayatı yuva ile güzel ve düzenli olur. Yuvasız dini hayat tam yaşanamaz. Bekar insan noksandır. Yuva olmadan dünya hayatı da güzel ve düzenli olmaz. Bunun için yuva herkese hayır getiren mübarek,mahrem ve şerefli bir emanettir.<br />
İlk yuva cennette kurulmuştur. Hz Adem (a.s) ile Hz. Havva validemizin evlilikleri cennette olmuştur. Bu sebeple Allah için yapılan evlilikte, cennetten bir tat vardır.<br />
Evlilik, dünyada cennetin bir numunesini yaşamak ve bir derece cennet hayatının tadını tatmaktır. Cennete girildiğinde yuvasız ve yalnız hiç kimse kalmayacak, herkes bir aile ortamında olacaktır.<br />
Yuva, insanlık cemiyetinin temelidir. Evlilik, bu temeli Allah’ın adıyla atmak ve insanlık şerefine uygun bir bina yapmaktır.<br />
Dünyada insanlık hayatı yuva üzerine kurulmuş ve aile düzenine göre şekillendirilmiştir.</p>
<p>Bir insana dünyada verilen en büyük nimet iman ve âfiyet nimetidir.<br />
*<br />
GERÇEK MÜMİN, CENNETE GİRENE KADAR HAYRA DOYMAZ.<br />
*<br />
MÜMİN ASLA BENCİL VE CİMRİ OLAMAZ. Bu gibi kişiler imanın tadını alamaz.<br />
*<br />
Maddi zevklerin süresi kısadır, tadı azdır.<br />
*<br />
Allah ile zengin olan gönül, hür olur. Bu gönül genişlik halinde şükürle, sıkıntı anında sabır ve niyazla Rabb’ine yönelir, rahat eder.<br />
*<br />
“İnsanoğlunun iki vadi dolusu altını olsa, bir üçüncüsünü daha ister. Onun gözünü ancak toprak doyurur.<br />
*<br />
Allah, tövbe edenlerin tövbesini kabul eder.”<br />
Hadis-i Şerif<br />
*<br />
Kimin derdi ahiret olursa Allah onun kalbine zenginlik koyar. Onun dağınık işlerini toplar, dünya ona kolay gelir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/aile-saadeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamda Evlilik</title>
		<link>http://www.chatalem.net/islamda-evlilik.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/islamda-evlilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 16:05:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[islam dini]]></category>
		<category><![CDATA[islamda aile]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[islamdan bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1710</guid>
		<description><![CDATA[İslâm&#8217;a göre dinler ikiye ayrılır: Hak dinler; yani Allah&#8217;ın peygamberleri aracılığı ile vahyettiği dinler, bâtıl dinler; yani putperestlerin dinleri gibi kökü vahye dayanmayan, beşer tarafından uydurulmuş, gelenekleşmiş dinler
Şu andaki Hristiyan ve Yahudilerin İslâm&#8217;a ve kendi dinlerinin aslına aykırı olan inanç ve uygulamaları Hz Peygamber(sav) zamanında; yani Kur&#8217;ân vahyedilirken de olmasına rağmen onlara Ehl-i kitap denildi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm&#8217;a göre dinler ikiye ayrılır: Hak dinler; yani Allah&#8217;ın peygamberleri aracılığı ile vahyettiği dinler, bâtıl dinler; yani putperestlerin dinleri gibi kökü vahye dayanmayan, beşer tarafından uydurulmuş, gelenekleşmiş dinler<br />
Şu andaki Hristiyan ve Yahudilerin İslâm&#8217;a ve kendi dinlerinin aslına aykırı olan inanç ve uygulamaları Hz Peygamber(sav) zamanında; yani Kur&#8217;ân vahyedilirken de olmasına rağmen onlara Ehl-i kitap denildi ve bazı özel hükümlere, imtiyazlara sahip kılındılar<br />
İlk paylaştığınız ayette(Bakara/221); &#8220;müşrik&#8221; olarak çevirisi yapılan kelimeden maksat, ehl-i kitab&#8217;tan olmayan putperestlerdir Nitekim aynı ayete Diyanet Vakfı&#8217;nın hazırlamış olduğu mealde şöyle anlam verilmiştir ki, bu daha isabetlidir:<span id="more-1710"></span><br />
&#8221;<br />
İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar&#8221; (Bakara/221; TDV Meali)<br />
Ancak yine de bu konu, fakihler arasında tartışmalıdır Fıkıh bilginlerinin çoğunluğunun görüşü, ehl-i kitabtan olan kadının, Maide/5 ayetin kapsamına girdiği yolundadır<br />
Yalnız bazı pratik sebepler, aslında mübah olan müslüman bir erkeğin, Ehli Kitap bağlısı bir kadınla evlenmesini mekruh saydırabilir Nitekim Hz Ömer, sözkonusu sebepler karşısında bu görüşü benimsemektedir<br />
İbn-i Kesir, tefsirinde bu konuda şöyle diyor: Ebu Cafer b Cerir, Ehl-i Kitap bağlısı kadınlar ile evlenme hakkında bilginler arasında görüş birliğinin bulunduğunu anlattıktan sonra sözlerine şöyle devam ediyor; &#8220;Fakat Hz Ömer, müslüman kadınların erkekler tarafından ikinci plâna atılabileceği ve daha başka sakıncaları gözönüne alarak bu tür evliliği mekruh görmüştür&#8221;<br />
Yine bize ulaşan bilgilere göre, sahabilerden Hz Huzeyfe, yahudi bir kadınla evlenmiş ve Hz Ömer, ona; &#8220;O kadını boşa&#8221; diye yazmıştı Huzeyfe de kendisine; &#8220;Bu kadınla evlenmemin haram olduğu görüşünde misin ki, onu boşayayım?&#8221; diye soran bir yazı ile cevap verdi Hz Ömer, Huzeyfe&#8217;nin bu mektubuna şu cevabı verdi; &#8220;Bu evliliğin haram olduğu görüşünde değilim Fakat mümin kadınlar ile bu tür kadınlar arasında çatışma çıkar diye korkuyorum&#8221; Başka bir rivayete göre Hz Ömer, Huzeyfe&#8217;ye verdiği cevapta şöyle diyor; &#8220;Müslüman erkek, hıristiyan kadınla evlenecek Peki o zaman müslüman kadın kimle evlenecek?&#8221;<br />
Buna karşılık müslüman bir kadının, Ehl-i Kitaptan bir erkekle evlenmesi kesinlikle yasaktır Çünkü bu olay müslüman bir erkeğin, müşrik olmayan Ehl-i Kitaptan bir kadınla evlenmesinden mahiyeti itibarı ile farklıdır, bu yüzden hükmü de farklıdır Bunun nedeni; İslâm şeriatına göre doğan çocuklar babalarının soyadını alırlar Ayrıca pratikteki uygulamaya göre kadın, kocasının ailesine, toplumuna ve yurduna taşınmaktadır Buna göre müslüman bir erkek, müşrik olmayan bir Ehl-i Kitap bağlısı kadınla evlenince kocasının toplumuna katılır, adamın bu kadından doğacak çocukları da kendi soyadını alırlar Bu durumda egemen olan, bu yuvayı gölgesi altına alan güç, İslâm&#8217;dır Fakat eğer müslüman bir kadın, Ehl-i Kitap (yahudi, hristiyan) bir erkek ile evlenirse bunun tam tersi olur; kadın kendi toplumundan uzak yaşamak durumuna düşer; gerek zayıf oluşu ve gerekse bir yabancı ile kurmuş olduğu bu birlik onun İslâm&#8217;dan uzaklaşmasına yol açar Bunun yanısıra doğacak olan çocukları kocasının soyadını taşıyacak ve kendi dininden başka bir dine bağlanacaklardır Oysa İslâm&#8217;ın her zaman egemen güç olması gerekir<br />
Biz günümüzde bu tür evliliklerin müslüman bir ev için uygun olmadığı, kötü sonuçlar doğuracağı görüşündeyiz Şurası inkâr edilmez bir gerçektir ki, hıristiyan, yahudi ya da dinsiz bir kadın, evine ve çocuklarına kendi rengini verir ve olabileceği kadar İslâm&#8217;dan uzak bir kuşak meydana getirir Özellikle günümüzün İslâm&#8217;dan kopmuş ve ancak hoşgörülü bir bakış açısıyla &#8220;müslüman&#8221; diye tanımlanabilecek müslüman-cahiliye karışımı toplumu için bu gerçek daha da geçerlilik kazanır Çünkü bu toplumlar İslâm&#8217;a birtakım zayıf ve biçimsel iplikler ile bağlıdırlar Bu iplikleri, aileye dışardan gelecek olan yabancı kafir bir kadın kolayca koparabilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/islamda-evlilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
