<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ChatAlem.net &#187; Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.chatalem.net/category/hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatalem.net</link>
	<description>Türkiyenin En Büyük Chat Portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jul 2010 18:15:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kayseri Fenerbahce Maçı 4 Nisan</title>
		<link>http://www.chatalem.net/kayseri-fenerbahce-maci-4-nisan.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/kayseri-fenerbahce-maci-4-nisan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 12:32:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KuRaL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahce Maçı 4 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri  Maçı 4 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri Fenerbahce Maçı 4 Nisan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=4857</guid>
		<description><![CDATA[Turkcell Super lig 28 hafta maçında Fenerbahçe ile Kayserispor 04 04 2010 Pazar günü ile karşılaşacaklar. Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadında oynanacak olan maç saat 19.00 başlıyor.Fenerbahçe – Kayseri maçını Yunus Yıldırım yönetiyor.Yardımcıları Adil sinem ve Ekrem Kan yapacak. Fenerbahçe Kayserispor maçı saat 19.00 da Digitürk Lig Tv canlı olarak yayınlıyor.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turkcell Super lig 28 hafta maçında Fenerbahçe ile Kayserispor 04 04 2010 Pazar günü ile karşılaşacaklar. Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadında oynanacak olan maç saat 19.00 başlıyor.Fenerbahçe – Kayseri maçını Yunus Yıldırım yönetiyor.Yardımcıları Adil sinem ve Ekrem Kan yapacak. Fenerbahçe Kayserispor maçı saat 19.00 da Digitürk Lig Tv canlı olarak yayınlıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/kayseri-fenerbahce-maci-4-nisan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Hikayesi</title>
		<link>http://www.chatalem.net/bebek-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/bebek-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 07:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hikayeleri ara]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hikayesi oku]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3829</guid>
		<description><![CDATA[Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri, kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördüğü en canayakın kız çocuğuydu. Onun ipek yanaklarını daya doya öpmek ve Cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde: 
- &#8216;Dokunma bana&#8230;&#8217; diye bir ses duydu. &#8216;Beni okşamaya hakkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri, kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördüğü en canayakın kız çocuğuydu. Onun ipek yanaklarını daya doya öpmek ve Cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde: <span id="more-3829"></span></p>
<p>- &#8216;Dokunma bana&#8230;&#8217; diye bir ses duydu. &#8216;Beni okşamaya hakkın yok senin.&#8217;</p>
<p>Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı. Bebekle kendisinden başka içerde kimse yoktu. Aynı sesi tekrar duyduğunda bebeğe döndü. Aman Allahım!.. Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen konuşan oydu.</p>
<p>- &#8216;Bana yaklaşmanı istemiyorum&#8217; diye devam etti. &#8216;Hemen uzaklaş benden.&#8217; Kadın, biraz olsun kendini toplayarak:</p>
<p>- &#8216;Çocuklarımız hep erkek oluyor&#8217; dedi. &#8216;Onlar da güzel ama kız çocukları başka. Bu yüzden seni öpmek istedim.&#8217;<br />
- &#8216;Beni öpemezsin&#8217; diye ağlamaya başladı bebek. &#8216;Benim de seni öpemeyeceğim gibi.&#8217;<br />
- &#8216;Neden?&#8217; diye sordu kadın. &#8216;Neden öpemezsin ki?&#8217; Bebek, hıçkırıklara boğulurken:<br />
- &#8216;Bunun sebebini bilmen gerekir&#8217; dedi. &#8216;Düşünürsen mutlaka bulacaksın.&#8217;</p>
<p>Kadın, neler olup bittiğini hatırlamak üzereyken kendine geldi. Özel bir hastanenin en lüks odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu. Aile dostları olan tanınmış doktor, odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çıkartıp kadına uzatırken:</p>
<p>- &#8216;Geçmiş olsun hanımefendi&#8217; dedi. &#8216;Başarılı bir kürtajdı doğrusu. Ha..! Sahî, &#8216;kız&#8217;mış aldırdığınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/bebek-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Melek Annem</title>
		<link>http://www.chatalem.net/melek-annem.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/melek-annem.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 09:08:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[anneler gunu hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[anneler gunu özel hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[guzel hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Melek Annem]]></category>
		<category><![CDATA[Melek Annem hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1782</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan
bir bebek varmış. Bir gün Tanrı&#8217;ya sormuş:
-Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini
söylediler, fakat ben o kadar küçük ve
güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?
-Tüm meleklerin arasından senin için bir
tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak
ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün
şarkı söyleyecek ve gülümseyecek.
Böylece sen onun sevgisini
hissedecek ve mutlu olacaksın.
-Pekiiiii&#8230; İnsanlar bana birşeyler
söylediklerinde, dillerini bilmeden
söylenenleri nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan<br />
bir bebek varmış. Bir gün Tanrı&#8217;ya sormuş:</p>
<p>-Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini<br />
söylediler, fakat ben o kadar küçük ve<br />
güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?</p>
<p>-Tüm meleklerin arasından senin için bir<br />
tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak<br />
ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün<br />
şarkı söyleyecek ve gülümseyecek.<br />
Böylece sen onun sevgisini<br />
hissedecek ve mutlu olacaksın.<span id="more-1782"></span></p>
<p>-Pekiiiii&#8230; İnsanlar bana birşeyler<br />
söylediklerinde, dillerini bilmeden<br />
söylenenleri nasıl anlayacağım?</p>
<p>-Meleğin sana dünyada duyabileceğin en<br />
güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana<br />
konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.</p>
<p>-Peki Tanrım, ben seninle konuşmak<br />
istersem ne yapacağım?</p>
<p>-Meleğin sana ellerini açarak<br />
bana dua etmeyi de öğretecek.</p>
<p>-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum,<br />
beni kim koruyacak?</p>
<p>-Meleğin seni kendi hayatı pahasına<br />
dahi olsa daima koruyacak.</p>
<p>-Fakat ben, seni bir daha<br />
göremeyeceğim için çok üzgünüm.</p>
<p>-Meleğin sana sürekli benden söz edecek<br />
ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.</p>
<p>O sırada Cennette bir sessizlik olur<br />
ve düyanın sesleri cennete kadar ulaşır.<br />
Bebek gitmek üzere olduğunu anlar<br />
ve son bir soru sorar:</p>
<p>-Tanrım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen<br />
çabuk söyle, benim meleğimin adı ne?</p>
<p>-Meleğinin adının önemi yok yavrum,<br />
sen onu ANNE diye çağıracaksın &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/melek-annem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞAM NEDİR ?</title>
		<link>http://www.chatalem.net/yasam-nedir.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/yasam-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 09:07:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikaye yaşam nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM NEDİR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1780</guid>
		<description><![CDATA[Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte,
yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden&#8230; Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda
yıldızlarla konuşan&#8230; Mutluydum rüzgarla birlikte
maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken,
mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken&#8230; 
Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları
yeryüzünde&#8230; Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin
peşinde&#8230; Bazen bir kuşun kanadına karışır,
uçardım onunla, rüzgâra karşı çığlıklarla birlikte.
Yaşamı sorardım kuşlara, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte,<br />
yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden&#8230; Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda<br />
yıldızlarla konuşan&#8230; Mutluydum rüzgarla birlikte<br />
maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken,<br />
mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken&#8230;<span id="more-1780"></span> </p>
<p>Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları<br />
yeryüzünde&#8230; Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin<br />
peşinde&#8230; Bazen bir kuşun kanadına karışır,<br />
uçardım onunla, rüzgâra karşı çığlıklarla birlikte.</p>
<p>Yaşamı sorardım kuşlara, nedir diye? Özgürlük derlerdi bana&#8230; Göklerde özgürce kanat çırpabilmek, rüzgâra baş kaldırmak. Ama<br />
yağmur yağdığında özgürlükleri elinden alınır, ağırlaşan kanatları<br />
daha fazla çırpınamazdı damlalar karşısında&#8230; Sığınırken bir kaya<br />
kovuğuna, özgürlüklerini teslim ederlerdi yağmura, sessizce&#8230;</p>
<p>Karıştım bir gün yağmur damlalarının arasına, gücü hissedebilmek için&#8230;Toprağa karışmak istedim, çoğalmak istedim, azgın bir nehir olup akmak istedim, deniz olmak istedim, yaşamı bulmak istedim, yaşam olmak istedim&#8230; Terk ettim gökyüzünü güneşe veda edemeden&#8230; Altımda gittikçe büyüyen yeryüzü beni kendine doğru hızla çekerken daha da büyüdüm, çoğaldım. Koşmaya başladım bir an önce toprağa kavuşabilmek için. Yaşamı hissedebilmek için&#8230; Yaşam olabilmek için&#8230;</p>
<p>Toprağa ilk dokunuş, ilk sarılış&#8230; Sıcaktı toprak, gökyüzünün<br />
olamadığı kadar&#8230; Beni sarmaladı şefkatle, beni içine aldı sevgiyle&#8230;<br />
Sevdim onu&#8230; Seviyorum dedim yaşamayı seninle birlikte&#8230;Toprağın<br />
derinliklerinde, karanlık sıcaklıklarda güveni hissettim&#8230; Zaman<br />
geçtikçe büyüdüm, çoğaldım&#8230; Yerimde duramaz hale geldim&#8230;</p>
<p>Güneşi özledim&#8230; Yıldızlara merhaba demek istedim&#8230;. Terk ettim<br />
toprağı. Sıcaklığını, şefkatini. Bir sabah çiçekler açarken gökyüzünü<br />
gördüm yeniden&#8230; Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine özgür&#8230;</p>
<p>Aktım, gittikçe büyüyerek&#8230; Beni sarmalayan toprağa dokunarak<br />
aktım&#8230; Nereye gittiğimi bilemeden&#8230; Sadece yaşamı ögrenebilmek<br />
için aktım&#8230; Benimle çiçekler açtı ağaçlarda, topraktan otlar fışkırdı<br />
delicesine&#8230; Ben onlara yaşamı sunarken, cevap veremediler bana<br />
yaşam nedir diye sorduğumda&#8230; Büyümek istedim&#8230; Daha hızlı<br />
akmak, denize kavuşmak istedim&#8230; Aktım gökyüzünün görünmediği<br />
ıssız ormanların arasından, yıllardır kımıldamaktan korkan taşları<br />
peşimde sürükleyerek, başkaldırırcasına &#8230; Başakların rüzgârla dans<br />
ettiği ovalara geldiğimde duruldum&#8230; Onları seyredebilmek için<br />
yavaşladım&#8230; Sordum uçuşan kelebeklere yaşamı&#8230; Rüzgarla dans<br />
mı diye?.. Cevap vermediler bana&#8230; Denizi aradım uzaklarda,<br />
görebilmek için köpürdüm, taştım ona bir önce dokunabilmek için.</p>
<p>Sonra bir sabah, daha güneş ışıklarını serpmeye başlamamışken<br />
dünyaya, uzaklarda maviliği gördüm&#8230; Gördüm orada canlılığı,<br />
başkaldırmışlığı, hasreti&#8230; Kavuşmak istedim bir an önce, sarılmak<br />
istedim&#8230; Koynuna girmek istedim bir sevgili gibi&#8230; Sevişmek<br />
istedim onunla&#8230; Yaşamı istedim ondan&#8230; Dokunduğumda denize,<br />
balıklar kaçtı benden, suyum karıştı denize&#8230; Bir oldum onunla&#8230;</p>
<p>Ufacık bir damlaydım, bulut oldum, toprak oldum, deniz oldum,<br />
okyanus oldum. Kapladım dünyayı canlılığımla. Dalgalarla oynarken derinliklere karıştım&#8230; Derinliğin sessizliğinde güzellikleri<br />
buldum&#8230; Yaşam gizlenmiş güzellikler midir diye sordum denize?<br />
Cevap alamadım&#8230; İnsan olmak istedim&#8230; Yaşamın ne olduğunu<br />
öğrenirim diye&#8230;Döl oldum genç bir erkeğin ateşli vücudunda&#8230;<br />
Yıldızlı bir gecede can oldum bir dişiyle&#8230; Büyümeye başladım<br />
içinde olduğum insana fark ettirmeden&#8230; Büyüdüm, büyüdüm&#8230;</p>
<p>Aynı toprak gibi sıcak ve karanlık bu yer bana güven verdi, huzur<br />
verdi&#8230; Zaman geçtikçe, yerime sığamaz hale geldim&#8230; Güneşe<br />
sarılmak istedim&#8230; Yıldızları görmek, denizle konuşmak istedim&#8230;<br />
Yaşamı insanlara sormak istedim&#8230; Işıkla tekrar kavuştuğumda<br />
özgürlüğümü hissettim yeniden&#8230; Küçük bir su damlasıyken<br />
gezdiğim gökyüzünü yeniden görebilmek mutluluk verdi&#8230;</p>
<p>Büyüdüm zamanla&#8230; Diğer insanlarla birlikte, zamanla birlikte&#8230;<br />
Sordum insanlara yaşam nedir diye?.. Cevap veremediler&#8230;<br />
Bir gün aşık oldum birisine, neden diye sormadan kendime&#8230;<br />
Bir kuş gibi özgürce, bir nehir gibi delicesine akarak,<br />
bir deniz gibi sınırsızca sevdim birisini&#8230;<br />
O zaman anladım ki; YAŞAM SEVGİDİR&#8230;<br />
SADECE SEVGİ.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/yasam-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>COŞUNCA AKIP GİTMİŞİM</title>
		<link>http://www.chatalem.net/cosunca-akip-gitmisim.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/cosunca-akip-gitmisim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 09:05:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[COŞUNCA AKIP GİTMİŞİM]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1778</guid>
		<description><![CDATA[Yıllar geçti gitti. Hızlı mı, yavaş mı pek bilemem ama, sanırım zaman hep aynı hızla ilerledi durdu da ben bazen onu dolu, dolu kullandım, bazen hiç önemsemedim akışını izledim&#8230; Kimi zaman elime geçen olanakları &#8220;Bu bir fırsattır&#8221; diyerek kullanmaya çalıştım, kimi zaman burnumu kıvırıp, kibirle yanından uzaklaştım. Kimi zaman &#8220;Yaşamasaydım&#8221; derken, kimi zaman Dünyalar benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar geçti gitti. Hızlı mı, yavaş mı pek bilemem ama, sanırım zaman hep aynı hızla ilerledi durdu da ben bazen onu dolu, dolu kullandım, bazen hiç önemsemedim akışını izledim&#8230; Kimi zaman elime geçen olanakları &#8220;Bu bir fırsattır&#8221; diyerek kullanmaya çalıştım, kimi zaman burnumu kıvırıp, kibirle yanından uzaklaştım. Kimi zaman &#8220;Yaşamasaydım&#8221; derken, kimi zaman Dünyalar benim oldu. Sevinç çığlıkları attım&#8230; Uzatmayalım, inişleriyle çıkışlarıyla sıradan bir yaşamdı geçen yıllar&#8230;</p>
<p>Birden ne oldu da bu öykü başladı. O sıradan yaşam, anlatıma konu olabilecek bir olaya dönüştü, tümüyle anımsamıyorum. Ama gönül bu, bazen tuğrayı gözünden vuruyor&#8230; Sizin sıradan dediğiniz yaşamınız, birden ömür denen merdivenin üst basamaklarına ulaşmadan kanatlanıp bulutlara erişiyor, sevinç ve mutluluk içinde uçuşuyorsunuz. Ben burada kuş gibi uçmaktan değil, kelebek gibi uçuşmaktan, bir oraya, bir buraya, bir şuraya kanat çırpmaktan söz ediyorum. Gönlüm işte böyle uçuşuyor&#8230; Kıpır, kıpır yerinde duramadan, durup dinlenmeden, bıkıp usanmadan uçuşup duruyor&#8230;</p>
<p>Eh kolay değil. Deli gönül coşunca bir kez, onu tutmak olanaksızmış. Alır başını gidermiş. Kah coşar çağlarmış, kah başını çarpa, çarpa dolanır yanarmış&#8230; Onu dizginlemek, ona &#8220;Dur hele&#8221; diyebilmek olmazmış. Coştu ya bir kez! Onu izlemekten başka bir seçeneğiniz kalmazmış&#8230; Kıyıya çekilip coşup çağlamasına, çarpa, çarpa köpük, köpük beyazlamasına bakılırmış&#8230; Deli gönül bu: Coşar da coşar işte&#8230; Fokurdayarak akan, köpüren sular gibi ıslık çalan yel gibi, şakırdayan yağmur gibi akar, akar, akarmış&#8230;<span id="more-1778"></span> </p>
<p>- Neden coştun birden? Ne oldu sana deli gönül?<br />
- Sorma. Olan oldu işte. Yaşamadığım kadar güzel, yaşanmayacak kadar ulu bir an oldu&#8230; Çaldı gitti gönlümü&#8230; Bir şimşek, bir ışık: Çakınca kör oldum. Onu izler oldum&#8230;<br />
- Deli gönül çarpa, çarpa, coşa köpüre, sevinçle nereye gider?<br />
- Coştu deli gönül. Bırak hele ona karışma&#8230;<br />
- İyi ya! Nerelere gidecek? Yıllar boyu sustu da şimdi nerelere gidecek?<br />
- Sen kim olursun da karışırsın? Sen ne bilirsin de onunla uğraşırsın? Gönül bu: Susar, susar da coşar birden&#8230;<br />
- Hem de ne coşma! Ne dağ kaldı. Ne de ova. Sildi süpürdü her yanı&#8230;<br />
- Yeter be dostum! Yeter! Anladım coştu. Ama merak bendeki de. Sana ne ola?<br />
- Ben uçtum bir kez. Bırak süzüleyim. Bırak uçmanın keyfini yaşayayım&#8230;<br />
- Bırakayım seni de, meraklandım bir kez&#8230; Nedir seni bu hallere koyan?<br />
- Unut onu sen! Kimselere diyemem. Ben yıllarca bekledim. Hep mutlu olmak istedim. Yakardım. Sızlandım. Geceleri aya, yıldızlara seslendim. Gönlüm için dilekte bulundum. Kurttan, kuzudan, uçan kuştan, sallanan yapraklardan, yağmurdan ve yelden destek bekledim. Sonunda mutluluğa eriştim. Şimdi mutluluğun gizemini söyler miyim?<br />
- Bilemem senin durumunu&#8230; Gözlerin parlamıştı. Yüreğindeki kıpırtıyı, soluğundaki kesintiyi görünce ola ki bir sorunu vardır, bir otacı gerekir demiştim&#8230; Nereden bilirim &#8220;Sevda&#8221;dır seni coşturan, köpük, köpük akıtan&#8230;<br />
- Olmadı işte. Sana sevdadan söz eden oldu mu? Sevgiyi de dilime dolamadım. Bu sözcükleri nereden çıkarttın?<br />
- Hiç! Seni üzmek istemem. Sana durup dururken açıklama gereği duyacağın bir şeyler söylemiş olmak da istemem&#8230; Ben yalnızca&#8230;<br />
- Nedir &#8220;Yalnız&#8221; olan? Bir coşkuya kucak açıp sevinçle desteklemek mi? Yoksa yaşamadığın için mutluluğu ve sevinci yaşamış olana engel olmak mı?<br />
- Ben&#8230; Hiç böyle düşünmemiştim.<br />
- Bence düşünmüştün. Ama ben hemen anladım. Bıraksaydım, umursamasaydım ne güzel deşerdin gönlümü&#8230; Ne güzel seçerdin düşüncelerimden işine gelenleri&#8230; Ben coştukça gürül, gürül, sen elindeki kovayı daldırıp çektikçe bulanık kumlu suyu, ne güzel çarpıtırdın yaşamı&#8230; O saf duyguları kendince yorumlayarak, o içten gelen sevinç ve mutluluğu yürekten yıkarak ne güzel yok ederdin&#8230;<br />
- Öyle deme, üzülürüm.<br />
- Üzülmemen bir yanılgı. Sen baştan beri üzülmesi gerekensin&#8230; Sen değil misin bana her koşulda engel çıkaran? Her zaman beni üzecek bir neden bulan?<br />
- Yeter! Dayanamayacağım. Sustum işte.<br />
- Niye susuyorsun? Bence susmamalısın. Eğer hak seninse susmadan konuşmalısın. Yok senin hakkın yoksa, bence başından beri yoktu, bunca yıl hakkın olmadan neden konuştun? Neden bunca yıl konuşarak, söylenerek bana engel oldun? Beni ne sandın? Yoksa senin çevrendekiler istediği için mi böyle davrandın? &#8220;Onu önemseme. Çok kolay kandırırsın&#8221; mı dediler? Bence sen asıl kanan kişi olmalısın&#8230; Asıl sen utanmalısın beni kandırmaya, karşına almaya kalktığın için&#8230;<br />
- Hiç bu biçimde bakmamıştım.<br />
- Bakamazdın. Hala baktığını da sanmıyorum. Sen esen yele göre yön değiştiren bir yelken gibisin. Onunla kabarıp gövde gösterirsin. Kendi başına soluk, durgun ve düşkünsün. Rüzgar olmasa beş para bile etmezsin&#8230; Beş para nedir bilir misin? Nereden bileceksin&#8230; Tarihteki en küçük para birimi olduğunu nereden bileceksin&#8230;<br />
- Yapma. Aşağılama beni. Başkaları da mı böyle düşünüyor?<br />
- Sanırım evet! Belki de çok daha kötüsünü&#8230; En acısını seçmiş olmalarının önemli bir nedeni olmalı.<br />
- Önemli olan nedir ki?<br />
- Paraya tapanlar için bile bir değer taşımıyorsun.<br />
- Bu kadar kötü bir insan mıyım?<br />
- İnsan olup olmadığını bilemem. İnsan olanın bir değeri olurdu. Ona saygıyla bakan birileri olurdu&#8230; Değil mi ki paraya tapanlar bile sana bakmaz, onların gözünde bile bir değerin yoktur, senin için değersizsin diyebilirim. Senin bu yaşamda insan olma olasılığın yoktur diyebilirim&#8230;<br />
- Yeter artık. İyi ki sordum. Bitirdin beni. Ben ne yaptım sana?<br />
- Bilmez misin ne yaptığını? Ben coşmuşken köpük, köpük, benden alıp kucaklasan, arkamdaki köpüklerin sönmesini beklesen, öfkemi dindirirdin&#8230; Benim gücümü karartacağına, benim uçuşumu körelteceğine, beni yüceltirdin&#8230; Şimdi yüce tepelere ulaşmışken, başım dumanlara girmişken senin yardımına gereksinimim yok. Senin zararın da bana değin ulaşmaz. Senin söylentilerin ancak suyun dibini bulandırır. O da kısa bir süre için. Yaşam da, su da berraktır. Mutluluk bu berraklığın içindedir&#8230;</p>
<p>Ne diyeceğini bilemedi. Geldiğinde yüzüne taktığı güleç maskeyi çıkartmıştı. Başını öne eğdi. Sonra ellerini göbeğinin altında birleştirip yavaş, yavaş oradan uzaklaştı&#8230; Başı da, gönlü de eğilmiş, eski hırçınlığı kalmamıştı&#8230;</p>
<p>- Yine yordu beni. Hep böyle yapıyor. Ne zaman kabaran bir coşkuyla dolup taşsam bana engel oluyordu. Bu kez ben kazandım. Onu kötü yakaladım. Aklıma geleni, düşündüklerini ya da düşünmediklerini bulup hepsini söyledim. Sonunda başardım. Susturdum onu&#8230; Bak bıraktı peşimi. Uzayıp gidiyor işte. En azından bugün artık beni rahatsız etmez. Ben de kollarımı açar, yüreğimdeki coşkuyu dilediğim gibi saçarım.</p>
<p>- Tüm sevincimi ve mutluluğumu toplayıp başımı göğe kaldırarak birikimlerimi aktarmalıyım.</p>
<p>dedikten sonra haykırarak dizeleri sıralamaya başladı:</p>
<p>Ben neyim ki benimle uğraşırsın.<br />
Benim seninle bir derdim yok.<br />
Benim derdim gönlümle&#8230;</p>
<p>Bir söz geçirsem ona:<br />
İsterdim, suskun olmasını<br />
İsterdim, boynu bükük sessizliğini<br />
İsterdim, gözleri önünde,<br />
Arada kısacık kaçamaklar,<br />
Başkaca bir duygu olmasın&#8230;</p>
<p>Kim istemez ki:<br />
O güzel gözleri,<br />
Kocaman kara kirpikleri,<br />
Soluyan burun delikleri,<br />
Al, al olmuş yanakları<br />
Titreyen dudakları&#8230;</p>
<p>Herkes ister.<br />
Eğer kimsesizse,<br />
Eğer ona bakan yoksa,<br />
Eğer başı önüne eğikse&#8230;</p>
<p>Yok coşku doluysa biri,<br />
Köpükleri kovalarken<br />
İzlerken peşi sıra<br />
Yüreği kıpırdarken<br />
Çıkma karşısına:</p>
<p>Bakar gibi görünse de kadın<br />
Bil ki başkadır çıkarı<br />
Vardır nedeni severken adamın<br />
Ona eziyet etmesinin.<br />
Bil ki bunu kurmaktadır yıllardır<br />
Yaşam zehir olsa da, olmasa da&#8230;</p>
<p>Hoplaya zıplaya kumsalda Güneşin battığı yöne doğru yürürken, çevredeki gölgelerin uzayıp uzaklaştığını, bir süre sonra yok olduklarını görüp sevinçle gülümsemeye başladı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/cosunca-akip-gitmisim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BABAMI İSTİYORUM</title>
		<link>http://www.chatalem.net/babami-istiyorum.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/babami-istiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 09:02:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[BABAMI İSTİYORUM hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1775</guid>
		<description><![CDATA[Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki
çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.
Çocuk babasına, &#8220;Baba bir saatte ne kadar para
kazanıyorsun&#8221; diye sordu&#8230; Zaten yorgun gelen
adam, &#8220;Bu senin işin değil&#8221; diye cevap verdi.
Bunun üzerine çocuk &#8220;Babacım lütfen, bilmek
istiyorum&#8221; diye üsteledi. Adam &#8220;İllâ da bilmek
istiyorsan 20 milyon&#8221; diye cevap verdi. Bunun
üzerine çocuk &#8220;Peki bana 10 milyon borç
verir misin&#8221; diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki<br />
çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.<br />
Çocuk babasına, &#8220;Baba bir saatte ne kadar para<br />
kazanıyorsun&#8221; diye sordu&#8230; Zaten yorgun gelen<br />
adam, &#8220;Bu senin işin değil&#8221; diye cevap verdi.<br />
Bunun üzerine çocuk &#8220;Babacım lütfen, bilmek<br />
istiyorum&#8221; diye üsteledi. Adam &#8220;İllâ da bilmek<br />
istiyorsan 20 milyon&#8221; diye cevap verdi. Bunun<br />
üzerine çocuk &#8220;Peki bana 10 milyon borç<br />
verir misin&#8221; diye sordu. Adam iyice sinirlenip,<br />
&#8220;Benim senin saçma oyuncaklarına veya<br />
benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi,<br />
derhal odana git ve kapını kapat&#8221; dedi.<br />
Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.<br />
Adam sinirli sinirli &#8220;Bu çocuk nasıl böyle şeylere<br />
cesaret eder.&#8221; diye düşündü. Aradan bir saat<br />
geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve<br />
çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını<br />
düşündü, &#8220;Belki de gerçekten lazımdı&#8221;&#8230;<br />
Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı&#8230;<br />
Yatağında olan çocuğa, &#8220;Uyuyor musun&#8221; diye<br />
sordu. Çocuk &#8220;Hayır&#8221; diye cevap verdi&#8230;<br />
&#8220;Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana<br />
az önce sert davrandığım için üzgünüm.<br />
Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim&#8221; dedi&#8230;<br />
Çocuk sevinçle haykırdı, &#8220;Teşekkürler<br />
babacığım&#8221;&#8230; Hemen yastığının altından<br />
diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın<br />
suratına baktı ve yavaşça paraları saydı.<br />
Bunu gören adam iyice sinirlenerek, &#8220;Paran<br />
olduğu halde neden benden para istiyorsun?&#8230;<br />
Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak<br />
vaktim yok&#8221; diye kızdı&#8230; Çocuk &#8220;Param vardı<br />
ama yeterince yoktu &#8221; dedi ve yüzünde<br />
mahcup bir gülücükle paraları<br />
babasına uzattı; &#8220;İşte 20 milyon&#8230;<br />
Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/babami-istiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısa Hikayeler</title>
		<link>http://www.chatalem.net/kisa-hikayeler.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/kisa-hikayeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 21:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa Öyküler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1322</guid>
		<description><![CDATA[Kısa Hikayeler, Kısa Öyküler
Kısa Hikaye (Öykü) gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıya öykü veya eski adıyla hikâye denir. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Kısa Hikayeler, Kısa Öyküler</strong><br />
Kısa Hikaye (Öykü) gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıya öykü veya eski adıyla hikâye denir. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır. Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla yaratılan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir. Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının yaygınlaşmasıyla edebi bir tür haline gelebildi. Edgar Allan Poe’nin Grotesk ve Arabesk öyküleri adlı eseriyle yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde değil Avrupa’da da etkili oldu<span id="more-1322"></span>. Almanya’da Heinrch von Kleist, ve E. T. A. Hoffmann, psikolojik ve metafizik sorunları öykülerinde masalsı bir anlatımla yansıttılar. 20. yüzyıla girildiğinde öyküler ilk kez genellikle gazete ve dergilerde yayınlanıyor ve bu yüzden gazeteciliğe özgü yerel renkler taşıyordu. Bret Harte’nin öyküleri, Ruyard Kipling’in Hindistan’daki yaşamı anlatan öyküleri, Mark Twain’in Missisippi ve O. Henry&#8217;nin öyküleri bu özelliktedir. Rusya’da Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağladı. Türkiye&#8217;de öykü ya da hikaye kavramı diğer yeni türler gibi Tanzimat&#8217;tan sonra edebiyatımıza girmiştir. Öykünün bizdeki ilk gerçek temsilcisi olarak Ömer Seyfettin&#8217;i görmek mümkündür. Falaka,Başını Vermeyen Şehit,Pembe İncili Kaftan gibi dönemin sosyal olaylarını gözler önüne seren Ömer Seyfettin çok sayıda hikayesiyle Türkiye&#8217;de hikayeciliğin gelişmesine çok büyük katkı sağlamıştır. Kaynak: Vikipedi Ahmet Ünal Çam &#8216;dan Kısa Öyküler</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ada</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Babamı İstiyorum</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Balon</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bebek</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Masal Gibi </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Öykü </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Kelebeğin Hikâyesi </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bırakıpta Gidene </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Coşunca Akıp Gitmişim </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çiçekle Suyun Hikâyesi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Deniz Yıldızı </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dolunay</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hiç hayallerinizden sıfır aldınız mı? </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dostluk</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mucize</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Evliya</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Fincan Takımı </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Geç Kalmayın </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gül Kız </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gül Yaprağı</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Herkes İçin Biraz Mutluluk </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İnsan ve Dünya</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İşte Hayat Hikayem.. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir Kardelen Masalı </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kederli Kız </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kırmızı Araba </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kıssadan Hisse </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Korkmak</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kurabiye Hırsızı </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Küçük Çin balığı</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Küçük İstavritin Öyküsü </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Melek Annem </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kurdele</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ölümsüz Kırmızı Güller </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Pulsuz Dilekçe </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Serçe ve Göçmen Kuşun Hikâyesi </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Seven Adamla Papatya </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Seviyorum Tanrım! </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şanssız Bir Adam</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tatlı Cadı </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Varım</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yalnız Adam ve Kırlangıç </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yaşadığınız hergün özeldir </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yaşam Nedir? </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yılan ve Adam</strong></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/kisa-hikayeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cocuk Hikayeleri</title>
		<link>http://www.chatalem.net/cocuk-hikayeleri.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/cocuk-hikayeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 21:24:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1319</guid>
		<description><![CDATA[Minik Serçe
Avcının biri kuş avlamak için bir tuzak kurdu. Tuzağa küçük bir kuş yakalandı. Avcı, minik kuşu eline alınca şaşırdı.
Çünkü minik kuş konuşuyordu.
Minik kuş:
- Ey insan oğlu sen birçok koyunlar, sığırlar, develer yedin. Onların etleriyle bile doymadın benim etimle mi doyacaksın? Ben senin dişinin kavuğunu bile dolduramam.
Şayet beni bırakacak olursan sana üç öğüt vereceğim. Bunlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Minik Serçe</strong><br />
Avcının biri kuş avlamak için bir tuzak kurdu. Tuzağa küçük bir kuş yakalandı. Avcı, minik kuşu eline alınca şaşırdı.</p>
<p>Çünkü minik kuş konuşuyordu.</p>
<p>Minik kuş:</p>
<p>- Ey insan oğlu sen birçok koyunlar, sığırlar, develer yedin. Onların etleriyle bile doymadın benim etimle mi doyacaksın? Ben senin dişinin kavuğunu bile dolduramam.</p>
<p>Şayet beni bırakacak olursan sana üç öğüt vereceğim. Bunlar sana daha yararlı olabilir. Bu öğütlerden birini elinde ikincisini şu damın üzerinde üçüncüsünü şu dalın üzerinde söyleyeceğim. Bu öğütlerimi tutarsanız ömür boyu mutlu olursun, dedi.</p>
<p>Avcı bu teklifi beğendi. Zaten eti olmayan bu küçük kuşla nasıl doyacaktı ki? Kuşun öğüdü belki işe yarayabilirdi. Avcı:</p>
<p>- Peki, Söyle bakalım, dedi<span id="more-1319"></span>.</p>
<p>Minik kuş:</p>
<p>- Elindeyken vereceğim öğüt şudur: Olmayacak bir şeye sakın inanma.</p>
<p>Kuş, Bu birinci öğüdünden sonra avcının elinden karşıdaki damın üzerine kondu.</p>
<p>- İkinci öğüdüm: Elinden kaçırdığın fırsatlara hiçbir zaman üzülme.</p>
<p>Kuş, şöyle devam etmiş: Akılsız insanoğlu, eğer beni kesmiş olsaydın kursağımda iki yüz elli gram ağırlığında bir inci bulacaktın. O inci seni de, çocuklarınıda zengin ederdi. O inci senindi ama kısmetin değilmiş. Öyle bir inci kaçırdın ki dünyada eşi benzeri yoktu, dedi.</p>
<p>Avcı, bunu duyunca:&#8221;Eyvah! Ben kendi elimle kendime yazık etti. Elimdeki talih kuşunu kaçırdım. Ah benim akılsız kafam&#8221; diye üzülmeye saçını başını yolmaya başladı.</p>
<p>Kuş avcının bu halini görünce:</p>
<p>- Be aptal adam! Biraz önce ben sana ne öğüt verdim mi? Şu haline bak. İnci elinden gittiyse ne üzülüyorsun? Ben sana &#8220;Elinden kaçırdığın fırsata hiçbir zaman üzülme&#8221; demedim mi? Sözümü anlamadın mı?</p>
<p>Sonra sana &#8220;olmayacak bir söze sakın inanma&#8221; diye ilk öğüdümü verdim. İkinciyi duyunca aklın başından gitti. Benim iki yüzelli gram gelmiyeceğimi bildiğin halde nasıl içimde iki yüz elli gram inci bulunabilir? dedi.</p>
<p>Avcı, kuşun uyarısını dinleyince, aklı başına geldi.</p>
<p>- Haydi güzel kuş! Şu üçüncü öğüdünü de söyle, öyle git, dedi.</p>
<p>Minik kuş dalın üzerine kondu ve alaycı bir şekilde:</p>
<p>- Hayret doğrusu! İlk iki öğüdümü çok iyi tuttunda üçüncüsünü mü tutacaksın? dedi .ve göğün maviliklerine doğru uçtu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/cocuk-hikayeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoşgeldin Yalnızlığım</title>
		<link>http://www.chatalem.net/hosgeldin-yalnizligim.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/hosgeldin-yalnizligim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 08:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[Hoşgeldin Yalnızlığım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1115</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba dost yalnızlığım;
Hoşgeldin, sefalar getirdin gönül evime.
Buyur geç her zamanki yerine, sana yüreğimin sıcaklığını almış
bir fincan kahve ikram edeyim. İçine şeker yerine dostluğumu,
süt yerine sohbetimi koyayım .
Neler gördük seninle, neler yaşadık yalnızlığım!
İhanet hırkasını sırtına geçirmiş ne &#8220;dost&#8221; yüzleri tanıdık.
Bilmedik, bilemedik yalnızlığım, bunu bize öğretmediler.
Duygu simsarlarının elinde, saf duygularımızın,
üç-beş kuruşa satıldığına şahit olmadık mı?
Yüreğimizden her vuruluşumuzda, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left">Merhaba dost yalnızlığım;<br />
Hoşgeldin, sefalar getirdin gönül evime.<br />
Buyur geç her zamanki yerine, sana yüreğimin sıcaklığını almış<br />
bir fincan kahve ikram edeyim. İçine şeker yerine dostluğumu,<br />
süt yerine sohbetimi koyayım .</p>
<p>Neler gördük seninle, neler yaşadık yalnızlığım!<br />
İhanet hırkasını sırtına geçirmiş ne &#8220;dost&#8221; yüzleri tanıdık.<br />
Bilmedik, bilemedik yalnızlığım, bunu bize öğretmediler.<br />
Duygu simsarlarının elinde, saf duygularımızın,<br />
üç-beş kuruşa satıldığına şahit olmadık mı?<br />
Yüreğimizden her vuruluşumuzda, her kanayışımızda,<br />
insana duyduğumuz sevgiye sarılmadık mı?<br />
Dönüp dönüpte yaramızı kendimiz sarmadık mı?<br />
İnsanların ikinci yüzlerini sonradan öğrenedik mi, acıyla, hüzünle..<span id="more-1115"></span> </p>
<p>Ahh yalnızlığım!<br />
Bilmedik bilemedik bize bunu öğretmediler.<br />
Yüzümüze vuran yalancı bir güneşe açmadık mı<br />
gönlümüzün tüm çiçeklerini.<br />
Oysa bilemedik yalnızlığım, her yalancı baharın ardından,<br />
zemheri bir ayazın geleceğini. Kaç kere vurulduk,<br />
kaç kere ayaza vurduk, üşüdük, titredik, ne boralara ne fırtınalara<br />
verdik yüreğimizi. Kanadık, incindik bin acı sözle,.</p>
<p>Bilmedik, bilemedik..<br />
Bunları bize öğretmediler yalnızlığım<br />
Bunca şeye rağmen gönlümüzdeki filizleri hep canlı tuttuk,<br />
saldık köklerini filizlerimizin toprak anaya,.<br />
belki şu an zayıf ve cılız ama direniyor.<br />
Biliyorum bir gün o da güçlenecek.. Tıpkı yüreğimizdeki küçük,<br />
masum kız gibi, gözleri ufukta, hep ileriye ve umuda yürüyecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/hosgeldin-yalnizligim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanım Olsaydı</title>
		<link>http://www.chatalem.net/zamanim-olsaydi.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/zamanim-olsaydi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 08:16:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanım Olsaydı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=1113</guid>
		<description><![CDATA[Emma Bombeck Avustralya&#8217;da kanserden öldü. Ölümünden hemen önce şunları yazdı.. 
&#8220;Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><em>Emma Bombeck Avustralya&#8217;da kanserden öldü. Ölümünden hemen önce şunları yazdı.. </em></p>
<p>&#8220;Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..</p>
<p>Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..</p>
<p>Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..</p>
<p>Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım..<br />
Yerler leke olacak diye korkmazdım..</p>
<p>Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım..</p>
<p>Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım<span id="more-1113"></span>..</p>
<p>Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..</p>
<p>Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..</p>
<p>TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim..</p>
<p>Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..</p>
<p>Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı büyütmenin ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..</p>
<p>Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla &#8220;Önce git ellerini yüzünü yıka&#8221; demezdim.. Onlara daha çok &#8220;seni seviyorum&#8221;, ondan da daha çok &#8220;özür dilerim&#8221; derdim..</p>
<p>Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..</p>
<p>Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..<br />
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..</p>
<p>Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..<br />
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..</p>
<p>Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah&#8217;a şükredin..</p>
<p>Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..<br />
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz..&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/zamanim-olsaydi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
