<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ChatAlem.net &#187; chatalem</title>
	<atom:link href="http://www.chatalem.net/tag/chatalem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatalem.net</link>
	<description>Türkiyenin En Büyük Chat Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 12:47:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Cinsel karakterinizi biliyor musunuz</title>
		<link>http://www.chatalem.net/cinsel-karakterinizi-biliyor-musunuz.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/cinsel-karakterinizi-biliyor-musunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 09:43:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel karakteriniz]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel karakterinizi biliyor musunuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3916</guid>
		<description><![CDATA[Vücudunuzun tensel ritmine kulak vererek, cinsel konularda gizli kalmış tüm potansiyelinizi ortaya çıkarmanız mümkün olabilir. Unutmayın, erkekjer partnerlerinin isteklerini dile getirmelerini seksi bulurlar. Dilerseniz kontrolü ele alabilir, hatta sizi daha iyi anlamasını sağlamak için ilginç bilgilerle dolu olan yazımızı okumasını söyleyebilirsiniz. Cinsel kişiliğinizi nasıl tanımlarsınız? Maceracı? Tutucu? Alınan alkol oranıyla değişkenlik gösteren? İşin aslı, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudunuzun tensel ritmine kulak vererek, cinsel konularda gizli kalmış tüm potansiyelinizi ortaya çıkarmanız mümkün olabilir.<span id="more-3916"></span></p>
<p>Unutmayın, erkekjer partnerlerinin isteklerini dile getirmelerini seksi bulurlar. Dilerseniz kontrolü ele alabilir, hatta sizi daha iyi anlamasını sağlamak için ilginç bilgilerle dolu olan yazımızı okumasını söyleyebilirsiniz.</p>
<p>Cinsel kişiliğinizi nasıl tanımlarsınız? Maceracı? Tutucu? Alınan alkol oranıyla değişkenlik gösteren?</p>
<p>İşin aslı, her kadının içinde farklı arzular ve orgazmı tetikleyen sebepler taşıyan dört cinsel karakter bulunur. Siz de yatak odasındaki tavırlarınızı düzenli bir şekilde değiştirerek seksi partneriniz ve kendiniz için çok daha zevkli bir hale getirebilirsiniz. Uzmanlara göre, bahsettiğimiz dört farklı karakter aylık adet döngünüz ile bağlantılı. Vücudunuzu dinleyerek seks konusunda kendinize birçok artı sağlayabilirsiniz. Örneğin seks, dürtülerinizi tatmin eder, stresinizi azaltır, karşı cinsle olan ilişkinizi kuvvetlendirir ve hatta kendinize olan güveninizi artırır. Her kadının adet döngüsü değişkendir. Birinin adet dönemi bir diğerinden daha uzun sürebilir. Ancak biraz pratik yaparak bir sonraki cinsel karakterinize bürünme zamanınızı önceden kolaylıkla tahmin edebilirsiniz.</p>
<p>KARAKTER 1: KRALİÇE ARI</p>
<p>Ne Zaman: Adet döneminin birinci gününden beşinci gününe kadar olan zaman aralığında.</p>
<p>Harika seks yapabileceğiniz bir dönemdesiniz. Ancak bir nebze kontrollü olacağınız da kesin. Libidonuz en düşük seviyesinde olduğu için, seks dürtüleriniz vücudunuzdan çok beyniniz tarafından kontrol edilir. Fiziksel olarak zayıf olduğunuz bir dönemdesiniz. Bu nedenle bu günlerde tüm görevi partnerinizin üstlendiği pasif seks idealdir. Bu sizi birbirinize daha da yakınlaştıracaktır.</p>
<p>Hormonlarınız düşük seviyede olduğu için vücudunuz kimyasal olarak etkilenmez. Bu da libidonuzun neredeyse yerlerde süründüğü anlamına gelir. Ancak, bu dönemde duygularınız dengede olduğu için, sevgilinizle seks üzerine konuşabilir, sizi nelerin tahrik ettiğini ona açıkça anlatabilirsiniz. Sonuç olarak bu dönemdeki seks kişiliğiniz, hiçbir etki altında kalmaksızın, cinsel doğanızın çırılçıplak ortaya çıkmasını sağlar.</p>
<p>En iyi Ön Sevişme Taktikleri: Özellikle adet döneminde seks yapmaktan kaçınan kadınlar için, bu dönemdeki ön sevişme seksten daha önemli ve tatmin edicidir. Yakın ilginin anahtar kelime olduğu bu kişilik için, yavaş ve yoğun etkileşimler son derece önemli. Herhangi bir aksesuar ya da seks oyuncağının ise bu yakın ilgi çerçevesinde yeri yok. Partnerinizle beraber cinselliğinizin en derin sırlarını hem fiziksel hem de sözlü iletişimle ortaya çıkararak en büyük tahrik unsurunu ilişkinize taşıyabilirsiniz.</p>
<p>İdeal Pozisyonlar: &#8220;Kraliçe Arı&#8221; orgazma yönelik en az güdüsü olan, buna karşın orgazma en fazla ulaşabilen kişiliktir. Uyuşuk ve beklentileri az olan seks türü onlar için her zaman tercih sebebidir. Zaten rahat olmak orgazmı tetikleyen faktörlerden biridir. Fazla çaba harcamayacağınız türde, örneğin misyoner veya kaşık pozisyonları sizin için idealdir. Seks ise, testosterondan ziyade yakın ilgi ile yönlendirildiği için, ilişkinizi kuvvetlendirici bir etki yapabilir. Yalnızsanız bu zamanı flört etmek yerine dinlenerek geçirmeyi tercih edin. Ulaşılması zor kadını oynamanın tam zamanı. İnanın kaybettiğiniz zamanı fazlasıyla geri alacaksınız.</p>
<p>KARAKTER 2: BAYAN SEKS</p>
<p>Ne Zaman: Adet döngünüzün beşinci veya altıncı gününden başlayarak 14. güne kadar süren dönem.</p>
<p>Eğlenceli ve oyunlarla zenginleştirilmiş seks isteyebilirsiniz. Özellikle de farklı yerlerde ve ayaküstü yapılanları, seks isteği ile karışan duygular, bu asilik sürecinde arka planda kalır. Bunun sebebi vücudun bu dönemde testosteron ile dolu olmasıdır. Tatmin güdüsünü harekete geçiren östrojen hormonu da bu günlerde oldukça yüksek seviyelerdedir. Bu nedenle, ön sevişmeyi atlayıp hemen harekete geçmemeniz için hiçbir sebep yok. Uzmanların da belirttiğine göre, kendinize olan güveniniz cinsel açıdan yüksek olduğu için beyniniz ihtiyaçlarınızı ifade etmenizi kolaylaştırır.</p>
<p>Sevişme Taktikleri: Ön sevişmeden kaçınmak isteyebilirsiniz ancak unutmayın ki, heyecanı ne kadar artırırsanız orgazmlarınız da o derece yoğun olur. Ön sevişmeye onunla seks yapamayacağınızı bildiğiniz zaman başlayın. Kendinize olan güveniniz sayesinde sevgilinizle farklı ortamlarda flört ederek hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. ideal Pozisyonlar: Hem mekan olarak hem de fiziksel anlamda çeşitlilik yapmalısınız (uzun zamandır planladığınız o şehvetli hafta sonunu gerçekleştirmenin tam zamanı). Bu kişilik seksin duygusal değil fiziksel yanını arzular. Vücudunuzu keşfederek her türlü pozisyonu denemelisiniz. Görsel duyularınızın oldukça yüksek olduğu bu dönemde yakınlarınızda bir ayna bulunması da artı bir özellik olabilir.</p>
<p>KARAKTER 3: ATEŞLİ</p>
<p>Ne Zaman: Adet döneminizin 22. ile 28. günleri arasında kalan zaman dilimi. İstek Durumunuz; İddialı ve cesur, kısacası düşünmeden yapılan seks, bu dönemdekien istekli durumunuz.</p>
<p>TENSEL TANRIÇA</p>
<p>Ne zaman: Adet döneminizin 15. ile 21. günleri arasında kalan yumurtlama dönemi sizi bir tanrıça yapabilir.</p>
<p>İstek durumunuz: Bol fiziksel temas içeren romantik bir sekse ihtiyaç duyduğunuz bu dönemde yatakta işleri yavaştan almak isteyebilirsiniz. Hafifçe üzerinize vuran bir güneş ışığının altında, bol öpüşmeli yumuşak bir sevişme hayal edin.</p>
<p>Neden: Çünkü bir önceki haftanın seksi kadını, yerini ilgiye muhtaç bir kişiliğe bırakıyor. Hormonal öncelikler yer değiştiriyor çünkü biyolojik olarak vücudunuz hamile olmanızı umuyor (olmasanız bile). Cinsel açıdan daha atak olmaktan korkmayın. Bu yeni halinizi benimseyin. Partnerinizin koruyuculuğunu istiyorsanız tensel ve yumuşak bir seks sizin için ideal.</p>
<p>En iyi ön sevişme taktikleri: İçinde bulunduğunuz hormonal durum tüm duyularınızı harekete geçiriyor. Bu sebeple uzun temaslar ve farklı sıcaklıklar içeren sekse ihtiyaç duyarsınız. Kadınlığınızı ön plana çıkaran her şey sizi tahrik eder. Siz, serin bir yatak örtüsüne sarınmış vaziyetteyken, erkek arkadaşınızdan kalçalarınıza veya göğüslerinize hafifçe dokunmasını isteyin. Sevgiliniz sizi parmaklarıyla sarıp orgazm olmanızı sağlarken, siz de onu yoğun öpücüklere boğabilirsiniz. &#8220;Bayan Seks&#8221; döneminden daha tutucu bir döneme geçiş yaparken, yatakta daha farklı giyinebilir veya parfümünüzü değiştirmeyi deneyebilirsiniz.</p>
<p>İdeal pozisyonlar: Partnerinizle kendinizi rahat hissettiğiniz bir yerde seks yapmayı tercih edeceksiniz. Erkek arkadaşınızın vücudunuzun her noktasına rahatça dokunabildiği tüm pozisyonlar sizi tahrik etmeye yetecektir. Orgazm olma kapasiteniz düşük ancak üzülmeyin. Kendinizi içinde bulunduğunuz tensel yakınlığa odaklanmaya teşvik edin. Vücudunuzdaki romantik düşüncelere ilham kaynağı olan dopamin seviyeleri de yüksek olduğu için seks sırasında romantik oyunlara yer verebilirsiniz. Bu kişilik özellikle ikinci buluşmalar açısından oldukça faydalı olabilir.</p>
<p>iVillage</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/cinsel-karakterinizi-biliyor-musunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kontör dolandırıcıları bu sefer sert kayaya çarptı</title>
		<link>http://www.chatalem.net/kontor-dolandiricilari-bu-sefer-sert-kayaya-carpti.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/kontor-dolandiricilari-bu-sefer-sert-kayaya-carpti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2009 14:15:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kontör dolandırıcıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kontör dolandırıcıları bu sefer sert kayaya çarptı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/kontor-dolandiricilari-bu-sefer-sert-kayaya-carpti.html</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır&#8217;da memur olarak çalışan C.B, kendisini Seda Sayan&#8217;ın programından ödül kazandığını söyleyen kontör dolandırıcının sesini kaydetti. Memur C.B, kendisini Turkcell abone merkezi görevlisi olarak tanıtan dolandırıcıyı dakikalarca konuşturdu.  Vatandaşları arayarak &#8220;Albay&#8217;ın eşine tacizde bulunmuşsunuz&#8221;, &#8220;Savcı&#8217;yı tehdit etmişsiniz&#8221;, &#8220;Emniyet müdürü bu numaradan aranmış ve hakaret edilmiş&#8221;, &#8220;PKK kullandığınız sim kartını kopyalamış, operasyon düzenleyeceğiz, yardımınız gerekiyor&#8221; gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır&#8217;da memur olarak çalışan C.B, kendisini Seda Sayan&#8217;ın programından ödül kazandığını söyleyen kontör dolandırıcının sesini kaydetti. Memur C.B, kendisini Turkcell abone merkezi görevlisi olarak tanıtan dolandırıcıyı dakikalarca konuşturdu.<span id="more-3831"></span> </p>
<p>Vatandaşları arayarak &#8220;Albay&#8217;ın eşine tacizde bulunmuşsunuz&#8221;, &#8220;Savcı&#8217;yı tehdit etmişsiniz&#8221;, &#8220;Emniyet müdürü bu numaradan aranmış ve hakaret edilmiş&#8221;, &#8220;PKK kullandığınız sim kartını kopyalamış, operasyon düzenleyeceğiz, yardımınız gerekiyor&#8221; gibi yöntemlerle dolandırıcılık yapan şebekeler, her gün farklı bir yol deniyor. Dolandırıcıların yeni yöntemi ise bir hayli ilginç. Kendilerini Turkcell abone merkezi görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar, vatandaşa Seda Sayan&#8217;ın programından 10 bin TL kazandığını, bunun için İş Bankası&#8217;ndan hesap açtırmak için kontör göndermeleri gerektiğini ifade ediyorlar. Diyarbakırlı C.B.&#8217;yi arayan bir dolandırıcı, &#8220;Kazandığınız 10 bin TL&#8217;yi yarın sabah 09.00&#8242;da İş Bankası&#8217;ndan alabilirsiniz. Bunun için 170 TL bir masrafınız gerekiyor. En yakın yerden 4 adet 250 kontör kartını alın, seri numarası ve şifresini bize verin.&#8221; diye konuşuyor. C.B, kendisini arayan kişinin dolandırıcı olduğunu anlıyor ve sesini kaydediyor. Saf vatandaş rolüne giren C.B, dolandırıcının telefonda söylediklerine inanıyor gibi yapıyor. Dolandırıcı ise hiçbir şeyin farkına varmadan C.B&#8217;ye en yakın ofis, bakkal ya da marketten 4 adet 250 kontorlü telefon kartı almasını istiyor. C.B markete gittiğini, kontör alıp geldiğini söylüyor. Dolandırıcıdan talimat bekliyor. Dolandırıcının son isteği olan kontör kantı üzerindeki numaraları ise rastgele söyleyen C.B., &#8216;şarzım bitiyor&#8217; diyerek telefonu kapatıyor.</p>
<p>Dolandırıcının kullandığı 0531.. nolu numaranın halen aktif olduğunu anlatan C.B, durumu Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne bildirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/kontor-dolandiricilari-bu-sefer-sert-kayaya-carpti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik ve Cinsel Eğitim</title>
		<link>http://www.chatalem.net/ergenlik-ve-cinsel-egitim.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/ergenlik-ve-cinsel-egitim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 06:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik cinsel egitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik egitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik ve Cinsel Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3777</guid>
		<description><![CDATA[Kız-Erkeklerde Ergenlik ve Cinsel Eğitim Cinsel yaşam üzerinde gerçek bir bilgi sahibi olmaları için erkek çocuklara da regl kanamasının ne olduğunu anlatmak gerekir. Kız çocuklar da aynı şekilde erkeklerdeki cinsel mekanizmayı tanımalıdırlar. Ergenlik çağında kız ve erkeğin birbirine saygı duyması ve sinirli hallerinde anlayış ve sabır göstermesi öğütlenmelidir. Ergenlikte Kız-Erkek Çatışması: Ergenlik çağındaki erkek çocuklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kız-Erkeklerde Ergenlik ve Cinsel Eğitim</p>
<p>Cinsel yaşam üzerinde gerçek bir bilgi sahibi olmaları için erkek çocuklara da regl kanamasının ne olduğunu anlatmak gerekir. Kız çocuklar da aynı şekilde erkeklerdeki cinsel mekanizmayı tanımalıdırlar. Ergenlik çağında kız ve erkeğin birbirine saygı duyması ve sinirli hallerinde anlayış ve sabır göstermesi öğütlenmelidir.<span id="more-3777"></span></p>
<p>Ergenlikte Kız-Erkek Çatışması:<br />
Ergenlik çağındaki erkek çocuklar kendileri de bunalım geçirdikleri ve çocukluktan tam kurtulamadıkları için kız çocuklarıyla alay eder, onlara sözle sataşmaktan hoşlanırlar. Başlıca konu kızların belirmeye başlayan göğüsleriyle, regl kanamalarıdır.</p>
<p>Bu alay ve sataşmalar kız çocuklarının zoruna gider onlara bir utanç ve aşağılık duygusu verebilir.</p>
<p>Oysa dikkatli bir anne, kızına erkek çocukların ergenlik çağında geçirdiği değişimleri anlatarak hem gerekli bir bilgi vermiş hem de bu küçültücü duyguları önlemiş olur. Anneler kızlarına erkek çocukların da bedensel değişimler geçirdiklerini kıllandıklarını, cinsel organlarının büyüdüğünü, seslerinin yakında çatlayacağını, erkek çocukları alçaltmadan ve çirkin göstermeden rahat ve doğal bir şekilde belirtebilirler. Hatta kızların regl kanamalarına karşılık erkek çocukların cinsel rüyalar görerek uykularında boşalma ile yataklarını ıslattıklarını anlatmalıdırlar.</p>
<p>O zaman kız çocuk, ergenliğin yalnız kendi başına gelen, utanılacak bir durum olmadığını, erkek çocukların da, başka şekillerde ama aynı amaç ve yöne doğru hızla geliştiklerini anlarlar. Bu onlara, hem bilgi hem rahatlık sağlar.</p>
<p>CİNSEL EĞİTİM</p>
<p>Genç bir kız, adet görünceye kadar çocuk muamelesi görür, ergenliğe ulaşır ulaşmaz hareketlerinden kuşku duyulan, güvenilemeyen ve cinselliği nedeniyle izlenmesi gereken bir durumdadır. Böylece genç kız bu gelişmeleri gizleme mecburiyetini duyacaktır. Gelişen, dikleşen memelerini bir suç delili gibi gizleme çabasında olacaktır. Eğitim eksikliği nedeniyle cinsel organ ve dürtülerin ortaya çıktığı ergenlik ve gençlik yıllarında çevreden gelen, cinselliği ayıp, kötü, kirli, aşağılık, pis olarak niteleyen görüşler, çocukları ve gençleri hayatı boyunca cinselliğe utanılması gereken bir konu olarak bakmağa zorlamaktadır.</p>
<p>Bu konuların ayıp sayılması, aşağılanması cinsel kimliğin benimsenmesini engellemiş olur. Bu ise evliliğin temelini oluşturan cinsel yaşamda evlilik bunalımlarına neden olur. Özellikle kadınlar cinsel dürtü ve ilgilerini eşlerine göstermeyi ayıp sayacak şekilde şartlandırıldıkları için, cinsel birleşmeye ortak olmaları gerektiği gerçeğini de benimseyemezler. Ve ilk günler de cinsel yaşama katkıda bulunmazlar. Ağır davranırlar yapılması gereken, içten geldiği gibi tabii davranmak ve cinsel yaşamın hakkını vermek ve yaşamaktır.</p>
<p>Cinsel eğitim, ilkokul öncesi evde başlayan, sonra ilköğretim ve lisede çocukların ilerideki yaşamları için gerekli olan cinsellikle ilgili konuların anlatılmasıdır.</p>
<p>Cinsel Eğitimin Aşamaları:</p>
<p>1) Okul öncesi aile tarafından verilecek eğitim,<br />
2) İlköğretimde verilecek bilgiler.<br />
3) Lise de verilecek bilgiler.</p>
<p>1) Okul Öncesi Aile Tarafından Verilecek Bilgiler:<br />
Çocuğun konuşmaya başladıktan sonra cinsellikle ilgili soracağı ilk soru cinsel organının ne olduğudur. Buna cevap verirken anne baba, bu soruyu ciddiye aldığını belirtecek şekilde, lafı döndürüp dolaştırmadan sakin bir ifadeyle nasıl ağzı yemek yemeye, gözü etrafını görmeye yarıyorsa, orasının da çiş yapmaya yaradığını söylemek yeterlidir.<br />
Daha sonraları annelerinin memelerine gözleri takılır. Annelerin bebek doğurduğu zaman bebeklerin beslenmesi için memeleri olduğu anlatılmalı, buradan gelen sütle bebeklerin beslendiği söylenmelidir.</p>
<p>Kesinlikle ne kadar küçük olursa olsun çocuğa bu konularda yalan söylenmemelidir. Ve yanlış bilgi verilmemelidir. Bu yaşlarda çocuklar az bilgi ile de yetinirler. En mühim nokta çocuğa sorduğu kadarının cevabının verilmesidir. Gereksiz bilgi vermeyiniz. Diğer bir önemli soru ise hele annede bir gebelik oluştuysa kardeş bekleniyorsa, onun nasıl oraya girdiği? Kendisinin nereden geldiği? Kendisinin de annesinin karnından mı çıktığı? v.s. Aile çok bilgili ve meraklı dahi olsa fazla detaylı bilgi vermekten sakınmalıdır. Kısaca, örneğin: Annelerin karnında bebeklerin oluşması için bir yer vardır, bebek orada gelişir sonra iyice büyüyünce bacaklarının arasındaki bir delikten çıkar, denilmelidir.</p>
<p>2) Çocuklara İlköğretimde Verilecek Cinsel Bilgiler:<br />
Pek çok öğretmen ve anne baba cinsel eğitimden “üremeyle ilgili bilgileri” anlamaktadır. Üremedeki olaylar cinsel eğitimin sadece bir parçasıdır. Cinsel eğitimde önemli olan tek tek biyolojik ve fizyolojik olayların öğretilmesi değil, insanın bu yönüne cinselliğe karşı gereken tavrın takınılmasıdır. Çocukta görülebilecek yanlış bir tavrın oluşmasının önlenmesidir. Çocukların kız veya erkek kendi vücutlarını ruhen kabul etmelerini, cinsel kimliklerinin oluşumunu sağlamaktır. Vücudun herhangi bir yerinin kötü, pis, tehlikeli olmadığını belirtmektir. Onları cinsellikle ilgili yersiz korku ve sıkıntılara karşı aydınlatmaktır.</p>
<p>İlköğretimde, örneğin Hayat Bilgisi dersinde organlar incelenirken, sınıflar kız-erkek karışımı olmasa anlatım daha rahat olur. Doğrusu da budur. Cinsel organların da yapıları ve ne işe yaradıkları ölçüyü kaçırmadan anlatılmalıdır. Önemli olan öğretmenin ciddi ve rahat olabilmesidir. Bitki ve hayvanlardan örnekler vererek dişi ile erkeğin birleşmesinin normal bir şey olduğunu ifade ederek kısa fakat doğru bilgi vermesidir. İlkokul öğrencisine cinsel ilişkiyi ayrıntılarıyla anlatmak gereksizdir.</p>
<p>3) Ortaokul ve Lisede Verilecek Cinsel Bilgiler:<br />
Çocukluktan gençliğe geçen çocuklarımıza verilecek cinsel bilgiler, orta ve lisedeki edebiyat veya matematik dersinden çok daha önemlidir. Bu hassas konuda kanımca, öğretmenden çok anne babanın çocuğa verdiği eğitim önemlidir. Anne baba ve öğretmenin vereceği bilgiler çelişkili olmamalıdır. Cinsellik konularında çocuklar yanlış yönlendirilmemelidirler. Onlara bir şeyler öğretmeden önce sabırla dinlemeli, onlara her zaman soru sorabilecekleri yakınlığı sağlamalıyız. Ayrıca sevilmeyen, önemsenmeyen, ihmal edilen çocukların ileride cinsel ve diğer ilişkilerde kendilerini rahat hissedemeyeceklerini unutmamalıyız.</p>
<p>Yukarıda da değindiğim gibi cinsel eğitimin temelinde anne babanın şefkat ve sevgi göstererek anlayışla çocukların soru ve sorunlarına cevap vermeye çalışması önemlidir. Anne kız, baba da erkek çocuğa klavuz olmalıdır. Mühim olan konuların konuşulabilmesidir, anne babanın bütün sorulara cevap verebilecek yetenekte olması şart değildir. Yaşlarına uygun ahlaksızlığa teşvik etmeyen, cinsel bilgiler içeren kitaplar verilmelidir. Anlatılmayan şeyleri kitapta bulacaktır. Mesela, elinizdeki bu kitap gibi.</p>
<p>Sağlıklı bir toplum, sağlıklı ailelerden oluşacaktır, istenilen de cinsel dürtüleri uyanmaya başlayan gençlerin mutlu bir geleceğe yönelik hazırlanmalarıdır. Cinsellik kimsenin tekelinde değildir.</p>
<p>Ayrıca özellikle AİDS gibi cinsel birleşme ile bulaşan hastalıklara dikkat çekilmeli. Gençlere zührevi hastalıklar mutlaka öğretilmelidir.</p>
<p>Bütün bu teknik bilgilerden başka gençlere içinde bulundukları toplumun inançları ve değer yargılarını da kabul ettirmek onlara kızlık bozulması, istenmeyen gebelik gibi, altından kalkamayacakları ilişkilerden kaçınmalarını önermeliyiz. Boyalı basın ve TV’lerdeki şu veya bu toplumun İslam dışı ve genel ahlak dışı olan yaşam tarzlarını ve değer yargılarını, ideal ve doğru diye kendi toplumumuza sunmamalı ve sunulanlar da kabullenilmemelidir.</p>
<p>Kızın Ergenlik Döneminde Dikkatli Bir Annenin ve Babanın Görevleri:<br />
Bir anne ergenlik çağındaki genç kızına baba da oğluna bu konudaki en sağlıklı ve tarafsız bilgiyi vermelidir. Anne bununla da yetinmeyip kızına dişiliğiyle övünmesini öğretmelidir. Yalnız, yaşı daha küçük olduğundan şimdilik kendini tutması gerektiğini, ancak sırası gelince kadın ve dişi olmaktan büyük zevk alacağını anlatmalıdır.</p>
<p>Gençlere küçük yaşta cinsel yaşama atılmanın sakıncaları anlatılmadan, doğru dürüst bilgi verilmeden, sağlıklı yöneltmeler yapmadan gençleri baskı altında büyütmenin yaratacağı başka bir bunalım da, gençleri düzensiz bir yaşama yöneltirken mantıksız buldukları baskıya isyan ederek genç yaşta cinsel yaşama yönelirler. Bu da kendileri için olumsuz sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Kısacası, kız çocuğunu kadınlığa hazırlayan anneye güç ama yaşamsal görevler düşmektedir. Daha ergenlik öncesinden çocuk cinsel konularda bir takım sorular sormaya başlayacaktır. Anne bunlara doğru, fakat basit ve kısa cevaplar vermelidir. Çocuğun öğrenmek istediğinden fazlasını söylerse onu şoke edip korkutabilir. Azını söylerse kızın saygı ve güvenini yitirdiği gibi kızı cahil bırakabilir. Çocuğun sorduğu soru dikkatle dinlemeli ve tam dozunda cevaplandırılmalıdır. Çünkü çocuk geliştikçe daha ayrıntılı ve özel şeyler öğrenmek isteyecektir. Anne de bunları cevaplayacaktır.</p>
<p>Bunlara biraz utanmadan cevap vermek zordur ama anne kendini zorlayarak rahat ve doğal bir tavırla konuşmalı; cinselliğin, dişiliğin utanılacak, korkulacak bir şey olmadığını kızına açıklamalıdır. Küçük kızlara ve yeni geç kız olan çocuklara yapılacak en doğru yönlendirme bizce şudur:</p>
<p>“Dişilik ve kadınlık güzel, övünülecek şeylerdir. Cinsel yaşam zevklidir. Ne var ki cinsel içgüdü aynı zamanda tehlikeli derecede kuvvetli, kontrol edilmesi güç bir duygudur. Bu yüzden cinsel duygularını bir kızın evleninceye kadar kontrol altında tutmasında, cinsel yaşama sırası gelince atılmasında yarar vardır. Nikahsız cinsel hayata erken başlamak, hüsran felaket getirir. Fakat cinsel yaşama evlenince başlamak ise mutluluk, tatmin ve yaşam zenginliği sağlar.</p>
<p>Anne kızına bu konuda en doğru yolu gösterecek kişinin kendisi olduğuna kızını inandırmalıdır.</p>
<p>Anneler! kızınızla, babalar oğlunuzla arkadaş olunuz. Sizi saysın, sizden çekinsin ama asla korkmasın. Bilsin ki başına en büyük bir felaket bile gelse onun en candan yardımcısı, ilk koşup geleceği, sığınacağı insan sizsinizdir. Çocuklarınız buna inanırsa gençliğinin bir çok acıklı ve tehlikeli tuzaklarından kurtulabilirler.</p>
<p>Ergen kızları bunalıma iten etkenlerden biri de kandan korkup tiksinmeleridir. Regl kanamaları sırasında kendilerini pis ve iğrenç görerek utanca ve küçüklük duygusuna kapılabilirler. Bunun önlenmesi gerekli ve zorunludur.<br />
Bu konuda da genç kızın en büyük yardımcısı annesi olabilmelidir. Ona regl sırasında kendini nasıl temiz tutması gerektiğini öğretmeli, kızın yaşı küçükse gereken yıkama ve temizleme işlemlerinde anne bizzat yardımcı olmalıdır. Bu konularda bilgisizce büyütülen kızlar, sonradan erkekleri tiksindirerek mutsuz olur, küçük düşerler.</p>
<p>Aşırı titiz olan kızların kan korkusu ve tiksintisi giderilmezse bu kızlarda aşırı temizlik kompleksi başlar. Kendilerini, yani kadınlıklarını kirli buldukları için bilinç altından gelen bir tepkiyle aşırı temizliğe düşkün yetişirler. Sonradan durmadan evlerini temizleyip duran, erkeklerini temizlik işkenceleriyle ezen, onları rahatsız eden, öfkelendirip soğutan birer kadın olurlar. Kendi kadınlıklarına kirli iğrenç bir şey gözüyle baktıkları için cinsel zevk de almazlar. Kısacası her yönden başarısız ve mutsuz birer eş olmaya mahkumdurlar.</p>
<p>Regl kanaması ortalama olarak 12 ile 15 yaşları arsında başlar. Sekiz dokuz yaşında aybaşı olan kızların yanısıra çok daha geç kanayanlara da rastlıyoruz. Onbeş yaştan sonra regl olan kızlar bir doktora göstermekte yarar vardır.<br />
Erkek çocuklar ise ergenlik 13-15 yaşlarında başlar. Baba oğluna ergenliği ve guslü öğretmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/ergenlik-ve-cinsel-egitim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Misafir Gittigi evi soydu</title>
		<link>http://www.chatalem.net/misafir-gittigi-evi-soydu.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/misafir-gittigi-evi-soydu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 06:53:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir evi soydu]]></category>
		<category><![CDATA[soygun haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3675</guid>
		<description><![CDATA[Çorlu‘da bir mimarlık bürosunda sekreter olarak çalışan G.B., eşinin kuzeni G.K.’nin (21) Kağıthane’deki evine misafirliğe gitti. Kadının altınlarını çaldığı iddia edilen G.B., polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Suçunu itiraf eden ve şeytana uyup altınları çaldığını söyleyen kadın “Düğün öncesi ihtiyaçlarım için paraya sıkışmıştım” şeklinde konuştu. Çaldığı altınlar karşılığı 11 bin 250 TL’lik senet imzalayan G.B., tutuksuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çorlu‘da bir mimarlık bürosunda sekreter olarak çalışan G.B., eşinin kuzeni G.K.’nin (21) Kağıthane’deki evine misafirliğe gitti.</p>
<p>Kadının altınlarını çaldığı iddia edilen G.B., polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Suçunu itiraf eden ve şeytana uyup altınları çaldığını söyleyen kadın “Düğün öncesi ihtiyaçlarım için paraya sıkışmıştım” şeklinde konuştu. Çaldığı altınlar karşılığı 11 bin 250 TL’lik senet imzalayan G.B., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.<span id="more-3675"></span></p>
<p>İddiaya göre G.B., yakın arkadaşı G.K.’yi altınları çalmasından bir süre önce, “Evlenmeme sayılı günler kaldı. Alacağım takı setlerinin modelini hâlâ belirleyemedim. Senin varsa bana göster de fikir sahibi olayım” dedi. G.K. da bir odanın gizli bölümüne sakladığı altınları torbasından çıkarıp gösterdi ve yerine koydu. Altınların yerini öğrenen G.B., evden ayrıldı. Bir süre sonra G.K.’yi tekrar arayıp, bu kez yatılı misafir olarak geleceğini söyleyen G.B., uyumak için altınların bulunduğu odaya geçti. Gizli bölümdeki 6’sı burma toplam 8 bileziği, kolye setini, çerçeveli yarım altını ve 1 adet kol saatini aldığı ileri sürülen G.B. sabah altınlarla birlikte kayıplara karıştı. 4 gün sonra bileziklerini takmak isteyen G.K. altınlarının yerinde olmadığını fark ederek, durumu polise bildirdi. Hırsızlığı kadının tanıdığı birinin işlediğinden şüphelenen dedektifler İstanbul’a geldiği belirlenen nişanlı çiftin buluşacağı mekânı öğrenip çevresinde önlem aldı. 1.5 aydır kaçmayı başaran kadın bu sırada yakalandı. G.B., altınları Kapalıçarşı’daki bir kuyumcuda 9 bin 650 TL’ye bozdurduğunu itiraf etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/misafir-gittigi-evi-soydu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜBİTAK&#8217;tan Türk savaş gemisine &#8216;dev teknoloji&#8217;</title>
		<link>http://www.chatalem.net/tubitaktan-turk-savas-gemisine-dev-teknoloji.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/tubitaktan-turk-savas-gemisine-dev-teknoloji.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 11:38:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[TÜBİTAK'tan Türk savaş gemisine 'dev teknoloji']]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3562</guid>
		<description><![CDATA[Tamamen yerli teknolojilerle geliştirilen ve dünyada çok az ülkenin sahip olduğu teknoloji, deniz altında ses dalgalarıyla iletişim sağlayabildiği gibi, dost ve düşman denizaltıları da belirleyebiliyor. Üretim aşaması 4 yıl süren teknoloji, olası torpido saldırılarını önceden belirleyip, sinyal demetleriyle düşman donanmasının haberleşme sistemini de yanıltabiliyor. Teknoloji bugün Türk savaş gemisine entegre edilmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tamamen yerli teknolojilerle geliştirilen ve dünyada çok az ülkenin sahip olduğu teknoloji, deniz altında ses dalgalarıyla iletişim sağlayabildiği gibi, dost ve düşman denizaltıları da belirleyebiliyor.<span id="more-3562"></span><br />
Üretim aşaması 4 yıl süren teknoloji, olası torpido saldırılarını önceden belirleyip, sinyal demetleriyle düşman donanmasının haberleşme sistemini de yanıltabiliyor.</p>
<p>Teknoloji bugün Türk savaş gemisine entegre edilmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek.</p>
<p>AA muhabirine açıklama yapan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Tarık Baykara, MİLGEM Projesi kapsamında olan ve Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığınca desteklenen &#8221;Milli Sonar Sistemi&#8221; projesinin başarıyla sonuçlandırıldığını bildirdi.</p>
<p>Baykara, MİLGEM kapsamında geliştirilen ve dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu sualtı haberleşme ve hedef tespitini sağlayan sonar teknolojisinin TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü&#8217;nde tamamen milli olanaklar kullanılarak geliştirildiğini belirtti.</p>
<p>Dünyada önemli bir güç olmanın başlıca koşullarından birinin güçlü deniz kuvvetlerine, güçlü bir deniz teknolojisi alt yapısına sahip olmaktan geçtiğini vurgulayan Baykara, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Milli Gemi Proje Ofisi personeli, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkezi Komutanlığı personelinin de katılım ve işbirliğiyle tamamlanan projeyle Türkiye&#8217;nin deniz teknolojileri alanında dev bir adım attığını söyledi.</p>
<p>ABD, İngiltere, Almanya, Rusya ve Güney Kore gibi birkaç ülkede kullanılan bu teknolojiye artık Türkiye&#8217;nin de sahip olduğunu kaydeden Baykara, bundan önceki yıllarda bu alandaki ihtiyaçların tümünün yurt dışından karşılandığına ve bu teknolojiye çok yüksek ücretler ödendiğine işaret etti.</p>
<p>Baykara, &#8221;Özellikle donanmamızın haberleşme sistemindeki bu bağımlılık büyük bir zafiyet yaratmakta idi. Artık Türkiye bu alanda dev bir atılımı gerçekleştirerek bu konuda devler ligine girmiş bulunmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>-&#8221;TÜBİTAK, GEMİNİN BEYNİNİ ÜRETTİ&#8221;-</p>
<p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 2005&#8242;de ilk milli savaş gemisinin yapımını, Türkiye&#8217;nin alt yapısı ve imkanlarıyla adına MİLGEM denilen &#8221;milli gemi&#8221; projesiyle başlattığını anlatan Baykara, projenin çağdaş bir savaş gemisinin sahip olması gereken en ileri teknolojilerle ve silah sistemleriyle donatılmış bir savaş gemisinin tasarımından, imalatına kadar olan bütün aşamalarının programlandığını aktardı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ilk milli savaş gemisini geçen yıl Eylül ayında törenle denize indirdiğini anımsatan Baykara, bu geminin &#8221;beyni&#8221; olarak düşünülebilecek sonar sisteminin, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitü tarafından üretilmesinin kararlaştırıldığını ve projenin 2005&#8242;de başlatıldığını dile getirdi.</p>
<p>Baykara, projenin tüm aşamalarıyla başarı ile sonuçlandırılarak sistemin Türkiye&#8217;nin ilk milli savaş gemisine takılabilecek hale getirildiğini bildirdi.</p>
<p>Sonar sistemlerinin deniz altında çalışan &#8221;radar&#8221; sistemleri gibi düşünülebileceğini ifade eden Baykara, sistemi şöyle anlattı:</p>
<p>&#8221;Deniz altında elektrik-elektronik sinyaller geçersiz olduğu için sadece ses dalgaları ile iletişim yapılabilir. Bu bakımdan, bir sonar sistemi esas itibarıyla ses dalgası üreten bir sistemdir. Bu ses dalgaları ile haberleşme ve iletişim sağlanabildiği gibi, dost veya düşman denizaltılar belirlenebilir ve takip altına alınır, ayrıca olası torpido saldırıları önceden belirlenebilir. Aynı zamanda bu ses dalgalarıyla yaratılabilecek farklı sinyal demetleri ile düşman donanmasının haberleşme sistemi karıştırılabilir, yanıltılabilir.&#8221;</p>
<p>-&#8221;TÜM TESTLERDE BAŞARI GÖSTERDİ&#8221;-</p>
<p>Projede, deniz suyuna dayanıklı çok özel &#8221;elastomerik&#8221; bir malzeme ile kaplanan ve bir teknoloji harikası olarak isimlendirilebilecek &#8221;transdüser&#8221; teknolojisini de TÜBİTAK MAM laboratuvarlarında geliştirdiklerini kaydeden Baykara, bunlardan 280&#8242;inin bir araya getirilerek büyük bir sistem oluşturulduğunu anlattı.</p>
<p>Baykara, bu sistemin, bir savaş gemisinin beyni gibi çalıştığını dile getirerek şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Bunda olabilecek en küçük bir aksaklık tüm savaş gemisini felç edebilir. Bu sistem haftalar süren test sürecinden geçirildi, onaylandı ve ayrıca fabrika kabul testi denilen en son aşamayı da geçti. Sistem, bugün itibarıyla da teslim aşamasına geldi. Sanıyorum bu yıl içerisinde de ilk milli gemimize takılarak monte edilecek ve akabinde deniz üstü uygulamalarıyla hizmet vermeye başlayacak.&#8221;</p>
<p>-&#8221;TEKNOLOJİ TÜM SAVAŞ GEMİLERİNE UYGULANABİLİR&#8221;-</p>
<p>Baykara, proje kapsamında dünyaca kabul görmüş, uluslararası akreditasyona sahip bir Sualtı Akustik Laboratuvarı&#8217;nın da kurulduğunu anımsatarak, bu laboratuvarda her türlü sonar sisteminin tasarımı, imalatı, standartlara uygun test ve denemeleri yapılabildiğini ve bundan sonra da çok önemli projelere imza atabileceklerini bildirdi.</p>
<p>Bu laboratuvarda dünya standartlarının ötesinde bir havuz sisteminin bulunduğunu ve buradaki modern teknolojilerle bundan sonra kızağa konulacak tüm milli savaş gemilerinin sonar sistemlerini rahatlıkla ve kısa sürelerde gerçekleştirebilecek bir düzeyin yakalandığını kaydeden Baykara, ayrıca donanmanın sahip olduğu tüm gemilerin sonar sistemlerinin yenilenmesi, bakımı, geliştirilmesi ve iyileştirilmesinin de yapılabileceğine işaret etti. Baykara, &#8221;Asıl amacımız geleceğin ileri teknoloji sonar sistemlerini en uç noktalara götürmek ve Deniz Kuvvetlerimizi bu alanda en ön saflara taşımaktır&#8221; dedi.</p>
<p>-&#8221;PEK ÇOK ÜLKENİN HAYALİNİ SÜSLÜYOR&#8221;-</p>
<p>Baykara, sahip olunan teknoloji ile geliştirilecek ürünleri uygun koşullarda yurt dışına da satmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bu tür ileri teknolojileri yurt dışından alma gibi bir anlayışının bulunduğunu belirten Baykara, &#8221;Ulusal kurum ve kuruluşlarımızın bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz. Büyük emek ve bilgi birikimi gerektiren ve ağırlıklı olarak uzman insan gücü birikimine dayalı bu teknolojiyi yaratmak kolay değil. Kolay olsaydı pek çok ülkenin hayalini süsleyen bu teknolojiye herkes sahip olabilirdi&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykara, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü&#8217;nün 15 kişilik uzman bilim adamı araştırmacı ve araştırma teknisyeninden oluşan ekibin, son dört yılda gece gündüz çalışarak büyük bir başarıya imza attığını ve Türkiye&#8217;yi dünya ölçüsünde büyük bir rekabetin sürdüğü deniz teknolojilerinde ön saflara getirdiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/tubitaktan-turk-savas-gemisine-dev-teknoloji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chatalem</title>
		<link>http://www.chatalem.net/chatalem.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/chatalem.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 07:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3545</guid>
		<description><![CDATA[Chatalem.net Olarak Hergun Dahada Yukseliyoruz Her gecen Gun Siz degerli Kullanıcılarımız Sayesinde Hitimiz Yukseliyor Vede Yukselmeye Devam edecektir..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Chatalem.net Olarak Hergun Dahada Yukseliyoruz Her gecen Gun Siz degerli Kullanıcılarımız Sayesinde Hitimiz Yukseliyor Vede Yukselmeye Devam edecektir..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/chatalem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 soruda sağlıklı gebelik</title>
		<link>http://www.chatalem.net/10-soruda-saglikli-gebelik.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/10-soruda-saglikli-gebelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 07:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Diyet ve Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Sağlık Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[anormallik]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[doğum travmaları]]></category>
		<category><![CDATA[down sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[düşük riski]]></category>
		<category><![CDATA[ense kalınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[fetal eko]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Testleri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte 5 hafta]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[genetik kodlama]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[idrar testi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kan testi]]></category>
		<category><![CDATA[mongolizm]]></category>
		<category><![CDATA[plasenta]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[sürfakan]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[trizomi]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3537</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren, sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için ne zaman, hangi test yaptırmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hamilelik süreci ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve diğer konularla ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çam, on soruda bilgi verdi. Anne adayı size geldiğinde ilk olarak hangi testleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren, sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için ne zaman, hangi test yaptırmanız gerektiğini bilmelisiniz.</p>
<p>Hamilelik süreci ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve diğer konularla ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çam, on soruda bilgi verdi.<span id="more-3537"></span></p>
<p>Anne adayı size geldiğinde ilk olarak hangi testleri yapıyorsunuz ?<br />
Gebelik başladıktan sonra ilk etapta yani beklenen adet günü geçtikten sonra, gebeliği tespit için kanla ya da idrarla bir gebelik testi yapıyoruz. Ultrasonla gebeliği tespit etmeye çalışıyoruz. Gebeliğin ultrasonla ilk değerlendirilmesi son adetten 5 hafta sonra yapılıyor.<br />
article_gebelik<br />
İlk üç ay içinde başka testler uygulanıyor mu ?<br />
İlk üç ay içerisinde herhangi bir genetik anormallik olup olmadığını belirlemek için yaptığımız ilk test, ikili test dediğimiz tarama testidir. Bu testle, kanda iki tane özelliğe bakıyoruz. Annenin kanına bakılırken ultrasonla da bebeğin bazı ölçümleri yapılıyor. Bebeğin ensesindeki kalınlığa bakılıyor. Çünkü ense kalınlığı arttığı zaman bebeklerde bazı genetik anormallikler ya da kalp anormalliklerinin riski artıyor.<a href="http://www.kadinlarkulubu.com/portal/wp-content/uploads/2009/02/article_gebelik.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-198" title="article_gebelik" src="http://www.kadinlarkulubu.com/portal/wp-content/uploads/2009/02/article_gebelik.jpg" alt="article_gebelik" width="250" height="257" /></a></p>
<p>Bu anormallikler neler olabiliyor?<br />
Sık bilinen Down sendromu var, yani Mongolizm. Bir de daha ender görülen trizomi 13 ya da 18 dediğimiz, döllenme sırasında oluşan genetik kodlama hataları görülebiliyor. Bizi en çok rahatsız eden ise Down sendromu. Çünkü Down sendromlu doğan bazı çocuklar, uzun yıllar yaşayabiliyor, eğitim alabiliyorlar. Ama bir ailenin Down sendromlu bir bebek sahibi olması gerçekten çok sıkıntılı bir durum. Biz bu sorunu tespit edebiliyoruz. Eğer ailenin onayı varsa, doktor onayı da varsa gebelik 3-3,5 aylıkken sonlandırılabiliyor. Fakat bu bebeklerin doğduktan sonra yaşama olanağının olması, gebeliğin sonlandırılmasını tartışmalı bir konu haline getiriyor.</p>
<p>İkili testten sonra hangi testler yapılıyor?<br />
İkili testten sonra 16. ve 19. haftalarda üçlü test var. Yaklaşık olarak gebeliğin 3,5 ayında ikili teste benzer şekilde anne kanı alınarak yapılan bir testtir. Fakat her iki test için de bunların tarama testleri olduğunu belirtmemiz gerek. Anneden kan alarak bebekle ilgili fikir sahibi olmaya çalışıyorsunuz. Bu testler hiçbir zaman yüzde yüz kesin sonuç vermiyor. Ancak size istatistiki veri sağlıyor. Böyle bir çocuk sahibi olma riskiniz binde bir ya da yüzde bir gibi. Bu risk hep vardır. Bu riski ortadan kaldıramazsınız. Tarama testi olduğu için annenin kuşkularını da aslında ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Yüzde 100 tespit sağlamak için ne yapılabilir?<br />
3,5-4 ay olduğunda anne karnından ince bir iğneyle girip bebeğin suyundan örnek alınabiliyor. Bunu tahlile gönderiyoruz ve bebeğin genetik yapısı inceleniyor. Bu yöntem bebek hakkında genetik olarak yüzde 100 kesin bilgi veriyor. Biz buna amniyosentez diyoruz. Aynı şekilde bebek kanı alınarak da yapılabiliyor fakat bunun düşük riski daha yüksektir.</p>
<p>Gebelikte diyabet riski çıktığında ne tür önlemler alınıyor ?<br />
Gebeliğiin 24-28 haftaları arasında 50 gr. şeker yükleme testini yaptıktan sonra sonuç belli bir sınırın üzerinde çıktıysa hastayı doğrudan gebeliğe bağlı diyabet olarak kabul ediyoruz. 50 gram yükleme de bir tarama testi ve onun da bir yanılma payı var. Eğer bu testte yüksek çıkarsa bizi yanıltmasın diye bir de 100 gram yükleme testi yapıyoruz. Bu yüklemeyi herkesten istememe nedenimiz ise güç olmasıdır. 3 saat takip gerektirir. Bunların sonucunda hastanın gebeliğe bağlı diyabetli olduğuna karar verdiğimizde ilk etapta hastaya diyet öneriyoruz ve kontrole alıyoruz. Diyetle şekerini kontrol altına alırsak devam ediyoruz. Ama diyetle halledemezsek o zaman insülin kullanmaya başlıyoruz. İnsülin kullanmamızın nedeni de insülin bebekle anne arasındaki bariyeri aşmıyor.</p>
<p>Gebelikte diyabet, ne tür riskleri beraberinde getiriyor ?<br />
Bebek sürekli çok şekerli bir ortamda olduğu için normalden fazla büyüyor. Doğum travmaları artıyor. Çünkü o kadar büyük bir bebeği doğurmaya çalıştığınızda normal doğumda hem anneye hem de çocuğa zarar verebiliyor. Diyabetik bebeklerin kiloları genelde gövde ve omuz çevresinde oluyor. Bebeğin kafası çıkıyor ama ondan sonra omuz takılıyor ve çok büyük bir risk oluşturabiliyor. Bebeğin iri olmasını sezaryenle aşabilirsiniz. İkinci problem bebeklerin akciğerlerinde bulunan sürfaktan denilen bir madde var ve bu madde akciğerlerinin düzgün genişleyip, düzgün solunum yapmasını sağlıyor. Diyabetik bebeklerde akciğer gelişimi de problem oluyor. Akciğerler daha geç ve güç gelişiyor. Bu bebekler, akciğer gelişimi problemi yaşıyorlar. Diyabetik annelerin de bebeklerinde bazı anormallikler görülebiliyor. Kalp problemleri daha sık görülüyor. Diyabetik annelerin bebeklerinde 28. haftada mutlaka fetal eko da yapmak gerekiyor.</p>
<p>Erken doğum riski dönemi bittikten sonra, gebeler hangi aşamalardan geçiyor ?<br />
28. haftadan sonra erken doğum riskinin bittiği dönem olan 37. haftaya kadar hastayı özel durumlar haricinde idrar tahlili ve kan sayımlarıyla takip ediyoruz. 37. haftadan sonra önemli olan doğum zamanını tespit etmek ve sağlıklı olarak bebeğin doğumunu sağlamaktır. 37. Haftadan sonra bebeğin büyüklüğünü ultrasonla takip ediyoruz. Bebeğin içinde bulunduğu su kesesine bakıyoruz; çünkü su miktarı önemli. Bir de kardiyotokografi dediğimiz bir alet var, bebeğin kalp atımlarının düzenli olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bebeğin kalp atımları da çok önemli, çünkü bebek anneden rahat oksijen alabiliyorsa kalp atımları da normal oluyor. Fakat bir sorun varsa annenin doğumunun başlamasını beklemeden müdahale ederek bebeğin doğumuna karar veriyoruz.</p>
<p>Gebelikte vajinal muayenenin yanlış olduğuna dair bir inanış var. Bu ne kadar doğrudur ?<br />
Biz gebe hastayı gerek vajinadan elle muayene ettiğimizde, gerekse vajinadan ultrasonla baktığımızda hasta tarafından bir dirençle karşılaşıyoruz. Özellikle hastanın kanaması olduğunda ya da düşük şüphesi olduğunda doğru kararı verebilmek için mutlaka bu muayeneleri yapmak gerekir. Sadece bebeğin eşinin (plasenta) aşağıda olduğu özel durumlarda bu muayeneler sakıncalı olabilir.</p>
<p>Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar normal şekilde devam edebiliyor ?<br />
Erken doğum ya da düşük tehdidi varsa hastaya cinsel ilişkiyi yasaklıyoruz. O da sadece sperm faktöründen dolayıdır. Onun dışında bilgi olarak son bir aya kadar anne adayları normal bir şekilde aktif cinsel hayatına devam edebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/10-soruda-saglikli-gebelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>25 adımda yağları atın</title>
		<link>http://www.chatalem.net/25-adimda-yaglari-atin.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/25-adimda-yaglari-atin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 07:43:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Diyet ve Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet listesi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[diyet programı]]></category>
		<category><![CDATA[diyet uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[diyet yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[doğal sağlıklı zayıflamak]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[ideal vucut]]></category>
		<category><![CDATA[Kalori]]></category>
		<category><![CDATA[kalori cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[saÄŸlÄ±klÄ± beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3535</guid>
		<description><![CDATA[Kilo vermeye başlamak için ihtiyacınız olan tek şey 1 dakika ! İşte aldığınız kalorileri azaltmak ve daha çok yağ yakabilmek için tam 25 tane öneri. Üstelik de uygulanmaları çok kolay. Yapmanız gerekense, bu önerileri günlük hayata geçirmek. Eğer hali hazırda diyet yapıyorsanız, bunları uygulayarak kilo vermenizi hızlandırabilirsiniz. 1. Karıştırın Sevdiğiniz meyve suyunu maden suyuyla karıştırın. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo vermeye başlamak için ihtiyacınız olan tek şey 1 dakika ! İşte aldığınız kalorileri azaltmak ve daha çok yağ yakabilmek için tam 25 tane öneri. Üstelik de uygulanmaları çok kolay. Yapmanız gerekense, bu önerileri günlük hayata geçirmek. Eğer hali hazırda diyet yapıyorsanız, bunları uygulayarak kilo vermenizi hızlandırabilirsiniz.<span id="more-3535"></span></p>
<p><strong>1. Karıştırın</strong></p>
<p><em>Sevdiğiniz meyve suyunu maden suyuyla karıştırın. Bunu yaparken, normalde içtiğiniz meyve suyunun yarısını kullanacağınız için, aldığınız kaloriyi önemli miktarda azaltmış olursunuz. Hele de meyve sularının bolca tüketildiği şu sıcak yaz günlerinde.</em></p>
<p><strong>2. Telsiz telefon kullanın</strong></p>
<p><em>En yakın arkadaşınıza günün sıcak dedikodularını verirken, aynı zamanda da kalori yakmaya ne dersiniz? Çamaşırları yıkayın (68 kalori), masayı hazırlayın (85 kalori), ya da çiçekleri sulayın (102 kalori). (Bu değerler, 68 kiloluk bir kişi ve yarım saat üzerinden geçerlidir.)</em></p>
<p><strong>3. Çiklet çiğneyin</strong></p>
<p><em>Yakın zamanda yapılan bazı araştırmalara göre, tüm gün şekersiz (tatlandırıcılı/damla sakızlı) çiklet çiğnemek metabolizma hızınızı yüzde 20 oranında artırıyormuş. Biz araştırmacıların yalancısıyız!</em></p>
<p><strong>4. Abur cuburların karşılığını nakit ödeyin</strong></p>
<p><em>Ne zaman biri size abur cubur, ya da yememeniz gereken bir şey önerdiğinde kabul ederseniz, kenara bir 500 yüz bin lira koyup, bunu çocuğunuza, kardeşinize, ya da dilencilere verin. Paracıklar cebinizden eksilmeye başladığında, hayır demeyi de öğreneceksiniz.</em></p>
<p><strong>5. Ambalaja dikkat edin</strong></p>
<p><em>Ambalaj üzerlerini iyice okuyun. Çünkü kalori değerleri genellikle 100 gram üzerinden bildirilir. Oysa yediğiniz şey, 100 gramdan fazlaysa çok daha fazla kalori alıyorsunuz demektir.</em></p>
<p><strong>6. Yürüyüşe çıkmadan önce yeşil çay için</strong></p>
<p><em>Kafein yağ asitlerinin açığa çıkmasını sağlar. Böylece daha kolay yağ yakarsınız. Ayrıca yeşil çayda bulunan polifenoller (antioksidan bileşikler), kafeinle birleşerek yakılan kalori miktarını artırırlar. Ancak eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bu öneriyi dikkate almayınız.</em></p>
<p><strong>7. Yemeğinizi evden getirin</strong></p>
<p><em>Dışarıda yemek genellikle daha çok kalori almanıza neden olur. Dışarıda bulmanın zor olduğu şeyleri evde hazırlayıp yanınızda getirebilirsiniz.</em></p>
<p><strong>8. İlla da salata sosu istiyorsanız…</strong></p>
<p><em>O zaman bu tarife göre kendi salata sosunuzu yapın. Çünkü bu sosta bulunan yağ miktarı 1.5 gr ve içerdiği kalori de sadece 20′dir.</em></p>
<p>- 1 çay kaşığı balsamik sirke<br />
- Çeyrek çay kaşığı zeytinyağı<br />
- 3/4 çay kaşığı dijon hardalı<br />
- Çeyrek çay kaşığı yaban turbu</p>
<p><strong>9. Kan testi yaptırın</strong></p>
<p><em>Yaklaşık 12 kadından birinin tiroid bezleri yeterince iyi çalışmıyor ve bu da metabolizmayı yavaşlatan etkenlerden.</em></p>
<p><strong>10. Suyu tercih edin</strong></p>
<p><em>Meşrubat tercihinizi sudan yana kullanın. Yanınızda şişe bulundurmak faydalı olabilir.</em></p>
<p><strong>11. Tat alma duyunuzu yanıltın</strong></p>
<p><em>Öksürük için olan mentollü drajelerden bir taneyi ağzınızda eritmek, canınız bir şey çektiğinde, bu duyguyu köreltebilir.<a href="http://www.kadinlarkulubu.com/portal/wp-content/uploads/2009/02/article_diyet.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-172" title="article_diyet" src="http://www.kadinlarkulubu.com/portal/wp-content/uploads/2009/02/article_diyet.jpg" border="0" alt="article_diyet" width="318" height="450" /></a></em></p>
<p><strong>12. Baharatları kullanın</strong></p>
<p><em>Örneğin yediklerinize acı eklemek, daha uzun bir zamanda acıkmanıza yardımcı olabilir.</em></p>
<p><strong>13. İçtiniz mi beyaz için</strong></p>
<p><em>Su gibi, az yağlı sütün de doyurucu etkisi vardır. Üstelik kalsiyum açısından da zengindir ve tok tutar.</em></p>
<p><strong>14. Salata malzemelerini doğramayın, dilimleyin</strong></p>
<p><em>Salatanız, sadece yeşilliklerden oluşmak zorunda değil. Havuç, kereviz, kabak ve diğer sebzeler de kullanılabilir. Ama bunları ince ince doğramak yerine, büyük parçalar halinde kesin. Hem yemesi daha uzun sürer, hem de daha çok çiğnersiniz. Bu da daha çabuk doymanızı ve ana yemekten daha az yemenizi sağlar.</em></p>
<p><strong>15. Bir dostunuzu arayın</strong></p>
<p><em>Yalnız hissediyorsanız, kendinizi yemeğe vurmak yerine telefonu elinize almayı tercih edin.</em></p>
<p><strong>16. Yediklerinizi yazın</strong></p>
<p><em>Bu, neyi ne kadar yediğinizi bildiğiniz için, kendinizi kontrol etmenize yardımcı olur.</em></p>
<p><strong>17. Uzaktan kumandayı emekliye ayırın</strong></p>
<p><em>Uzaktan kumanda gibi aletler işinizi kolaylaştırmakla beraber, sizleri hareketsizleştirir.</em></p>
<p><strong>18. Sprey yağları tercih edin</strong></p>
<p><em>Böylece normalde kullandığınızdan çok daha az yağ kullandığınızı fark edeceksiniz.</em></p>
<p><strong>19. Alırken küçüğünü tercih edin</strong></p>
<p><em>Örneğin çikolata mı satın aldınız, bir bar yerine, bir paket almak demek, yüzde 44 daha fazla yemeniz demek. Riske girmeye gerek yok, küçüğünü alın, kaloriyi azaltın.</em></p>
<p><strong>20. Yemeği pişirmeden önce ölçün</strong></p>
<p><em>Makarna, pilav gibi besinleri yerken, miktarı kaçırıp daha çok yiyebilirsiniz. Oysa baştan yemeniz gereken kadarını ölçüp pişirirseniz, bu sorun ortadan kalkmış olur. Şöyle söyleyelim, 4 kaşık makarna ya da pilav, 1 dilim ekmeğe eşittir.</em></p>
<p><strong>21. Aynasız yemek olmaz</strong></p>
<p><em>Yemek yerken kendinize aynada bakmak, yüzde 22-32 daha az yemenizi sağlar.</em></p>
<p><strong>22. Kutuyu açmadan önce bekleyin</strong></p>
<p><em>Dondurma kutusunu açmadan önce, 10 mekikle, 10 şınav çekin. Bu hem atıştırma arzunuzu öldürebilir, hem de vücudunuzla sizi tekrar iletişime sokarak, amaçlarınızı size hatırlatabilir.</em></p>
<p><strong>23. Çorbanız koyusundan olsun</strong></p>
<p><em>İçinde büyük sebze parçaları olan çorba içen kişilere bakılacak olursa, hem daha çabuk doyuluyormuş, hem de yüzde 20 daha az yeniliyormuş.</em></p>
<p><strong>24. Balık yemeyi ihmal etmeyin</strong></p>
<p><em>Balık, son derece sağlıklı bir yağ tipi olan omega-3 yağ asitlerini içerir. Omega-3 açısından zengin balıklar, tonbalığı, uskumru, somon ve morina balığıdır. Diyet yapan kişilere bakılacak olursa, her gün balık tüketenler, diyetlerinde balık olmayanlara oranla yüzde 20 daha fazla kilo kaybetmişler.</em></p>
<p><strong>25. Biraz da ilhama ihtiyacınız var</strong></p>
<p><em>Bazen ihtiyacınız olan motivasyonu gene ancak kendiniz sağlayabilirsiniz. Bu nedenle hazırlıklı olun ve buzdolabı, mutfak kapısı, bisküvilerin durduğu dolap, ya da bilgisayar gibi yerlere sizi motive edecek yazılar yapıştırın. Örneğin: “Bir gofrete yenilmeyeceksin değil mi? Ne de olsa uzun bir yol katettin ve çok başarılı oldun.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/25-adimda-yaglari-atin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burçlar ve Gezegenler Sergisi City’s Nişantaşı’nda</title>
		<link>http://www.chatalem.net/burclar-ve-gezegenler-sergisi-city%e2%80%99s-nisantasi%e2%80%99nda.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/burclar-ve-gezegenler-sergisi-city%e2%80%99s-nisantasi%e2%80%99nda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 07:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[astrolog]]></category>
		<category><![CDATA[astrolog beyzbol]]></category>
		<category><![CDATA[Astrolog Filiz Özkol]]></category>
		<category><![CDATA[boks]]></category>
		<category><![CDATA[bowling]]></category>
		<category><![CDATA[burçlar]]></category>
		<category><![CDATA[canlı performans]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[flamenko]]></category>
		<category><![CDATA[flamenko rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[gezegenler]]></category>
		<category><![CDATA[golf]]></category>
		<category><![CDATA[Grup Alcala]]></category>
		<category><![CDATA[kurabiye evi]]></category>
		<category><![CDATA[minik aşçı]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[Nintento Wii]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İslam Mitologyası]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Ressam Beyda Varnalı]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tenis]]></category>
		<category><![CDATA[uzman aşçı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3531</guid>
		<description><![CDATA[City’s Nişantaşı, 27 Haziran – 12 Temmuz tarihleri arasında “Burçlar ve Gezegenler Sergisi”ne ev sahipliği yapacak. 2 Temmuz Perşembe günü ise Astrolog Filiz Özkol, ziyaretçilerinin yıldız falını yorumlayacak. Türkiye’nin moda ve yaşam merkezi City’s Nişantaşı, astroloji meraklıları için çok özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Ressam Beyda Varnalı’nın Burçlar ve Gezegenler Sergisi, 27 Haziran – [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>City’s Nişantaşı, 27 Haziran – 12 Temmuz tarihleri arasında “Burçlar ve Gezegenler Sergisi”ne ev sahipliği yapacak. 2 Temmuz Perşembe günü ise Astrolog Filiz Özkol, ziyaretçilerinin yıldız falını yorumlayacak.<span id="more-3531"></span></p>
<p>Türkiye’nin moda ve yaşam merkezi City’s Nişantaşı, astroloji meraklıları için çok özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Ressam Beyda Varnalı’nın Burçlar ve Gezegenler Sergisi, 27 Haziran – 12 Temmuz tarihleri arasında City’s Nişantaşı’nda ziyaretçileri ile buluşacak. 2 Temmuz Perşembe günü ise Astrolog Filiz Özkol, 14:00 – 17:00 saatleri arasında sergi ziyaretçilerinin yıldız falını yorumlayacak.</p>
<p>Kültür Sanat dünyasının en önemli isimlerinden Metin And’ın ‘Osmanlı İslam Mitologyası’ adlı kitabından, Osmanlı döneminde burçların tasvir edilişini günümüze yorumlayan Varnalı’nın Burçlar ve Gezegenler sergisi, City’s Nişantaşı’nda astroloji severleri bekliyor.</p>
<p>2008 yılında açılan City’s, günde ortalama 20.000 ziyaretçisiyle Avrupa’nın sayılı alışveriş merkezleri arasında gösteriliyor. Birçok kültür ve sanat aktivitesine ev sahipliği yapan City’s Nişantaşı, emin adımlarla yoluna devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/burclar-ve-gezegenler-sergisi-city%e2%80%99s-nisantasi%e2%80%99nda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet ortamında nefret büyüyor</title>
		<link>http://www.chatalem.net/internet-ortaminda-nefret-buyuyor.html</link>
		<comments>http://www.chatalem.net/internet-ortaminda-nefret-buyuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 06:34:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[chatalem]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet ortamında]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet ortamında nefret büyüyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatalem.net/?p=3522</guid>
		<description><![CDATA[Dresden&#8217;de Mısır kökenli Merve El Şerbini&#8217;nin ırkçı vahşete kurban gitmesi, Almanya&#8217;daki ırkçılık tartışmalarını ve internetin ırkçı eylemleri ne kadar tetiklediği konularını yeniden gündeme getirdi. Irkçı oldukları gerekçesiyle Almanya&#8217;da yasaklanan birçok parça, ırkçı internet sitelerinde ve paylaşım platformlarında yeni kullanıcılara ulaşmaya devam ediyor. Alman Sinti ve Romanlarının Başkanı Romani Rose, ırkçı müzik gruplarının ve yabancı düşmanlığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dresden&#8217;de Mısır kökenli Merve El Şerbini&#8217;nin ırkçı vahşete kurban gitmesi, Almanya&#8217;daki ırkçılık tartışmalarını ve internetin ırkçı eylemleri ne kadar tetiklediği konularını yeniden gündeme getirdi.<span id="more-3522"></span></p>
<p>Irkçı oldukları gerekçesiyle Almanya&#8217;da yasaklanan birçok parça, ırkçı internet sitelerinde ve paylaşım platformlarında yeni kullanıcılara ulaşmaya devam ediyor.</p>
<p>Alman Sinti ve Romanlarının Başkanı Romani Rose, ırkçı müzik gruplarının ve yabancı düşmanlığını tetikleyen şarkıların, aşırı sağcıların azınlık avına çıkmalarında tetikleyici rol oynadığını belirtiyor. Rose, &#8220;Sadece gençlerimiz değil, azınlığımızın özellikle nasyonal sosyalizm zamanını yaşamış olan mensupları da bu ırkçı söylemler ve azınlıklara şiddet uygulanması çağrılarından dolayı korku içindeler&#8221; diye konuşuyor.<br />
Kitleleri peşinden sürüklüyor</p>
<p>Romani Rose, internette sadece fantezi ürünüymüş gibi görünen ve birçoklarının ciddiye almadığı yazıların, kitleleri peşinden sürüklediğini söylüyor. Rose, geçtiğimiz yıl sadece Macaristan&#8217;da yedi Sinti ve Roman&#8217;ın ırkçı saldırılar yüzünden hayatını kaybettiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Jugendschutz.net isimli gençleri zararlı etkinliklerden korumayı hedefleyen organizasyonun üyesi Stefan Glaser, binlerce nasyonal sosyalist site olduğunu, ırkçıların bu sayfalar yoluyla birbirleriyle buluştuklarını ve güçlerini pekiştirdiklerini belirtiyor. Glaser, bazı sayfalarda kullanılan görsel ve işitsel malzemelerin, kitleler üzerinde daha büyük bir etki yarattıklarını da sözlerine ekliyor.</p>
<p>Müzik ve video ilgi çekiyor</p>
<p>Stefan Glaser, &#8220;İçinde müzik ve videolar olduğunda, sayfaların etkisi de bambaşka oluyor. Bunlar daha sayfayı yakından takip etme eğilimine neden oluyor. Kullanıcılar bu sayede, sadece metinden ve onları korkutabilmesi mümkün olan birtakım teorilerden ibaret olan sayfaların başarabileceğinden bir adım daha ileri gidebiliyorlar&#8221; diye konuşuyor.</p>
<p>Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Heinz Fromm, eylemlerine dini alet eden radikal İslamcıların da fikirlerini yaymak için interneti kullandıklarına dikkat çekiyor. Fromm, radikal İslamcıların hazırladıkları internet sayfalarında &#8216;Batı’yı ve modernleşmeyi tüm kötülüklerin anası&#8217; olarak gösterdiklerini söylüyor ve ekliyor: &#8220;Buna karşılık radikal İslamcıların ön plana çıkardıkları tabloda sözde kahraman Cihad savaşçılarının iyimser gülümsemelerle intihar eylemlerine nasıl hazırlandıkları gösteriliyor.&#8221;</p>
<p>Engellemek kolay değil</p>
<p>Diğer yandan internetteki ırkçı ve yabancı düşmanı içeriklerin önüne geçilmesi hukuki açıdan birçok zorluk içeriyor. Her ne kadar Avrupa Birliği üye ülkeleri, Almanya Adalet Bakanı Brigitte Zypries&#8217;in 2007&#8242;deki bu konularda ortak hareket edilmesi girişimine destek verseler de, ülkelerin hukuk sistemlerinde büyük farklılıklar bulunuyor. Ayrıca örneğin Avrupa&#8217;da ceza kapsamına giren bir vaka, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde suç unsuru teşkil etmeyebiliyor.</p>
<p>Zypries bu nedenle, bu alanda dünya çapında eş standartların kabul edilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak Zypries bunu gerçekleştirmenin ve internet üzerinde bir kontrol sağlamanın zorluğunu da kabul ediyor. Adalet Bakanı, ayrıca bunun tek başına yeterli olmadığını, gündelik hayatta da bu alandaki çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor. Zypries, &#8220;Aşırı sağcı görüşler internet üzerinden yayılıyor olabilir, ancak bunlar aslında insanların kafalarında. Bu nedenle eskiden olduğu gibi en önemli görevimiz, aşırı sağcılığa, yabancı düşmanlığına ve antisemitizme karşı sürdürdüğümüz savaşımızı reel dünyada da devam ettirmemiz” diye konuşuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatalem.net/internet-ortaminda-nefret-buyuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
